İѕℓαмι̇ ι̇ℓι̇мℓε૨💠
Статистика💠Ehli Sünnet itikadı gurubumuzdur 💠https://t.me/Reddiyelerr 💠t.me/HakikatKlc 🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸🔸 💠İslami ilimler🌼 💠Tefsir 💠Fıkıh 💠Siyer 💠sohbet 💠Salihlerin menkıbeleri
- Последний пост
- 15 авг.
- Последнее чтение
- 15 авг.
- Постов за неделю
- 2
- Всего постов
- 24
- Тип
- открытый
- Язык
- русский
- Категория
- Религия (по похожим)
- В каталоге с
- 13 авг.
- 1/24сутки в ленте
- 10
- 1/48двое суток
- 11
- 1/72трое суток
- 12
Оценка по просмотрам недавних постов: пост набирает почти всё за первые сутки.
Посты
без подписи
İmam Şâfiî’nin Rukâne Hadisini Üç Talak (Boşanma) Hakkında Rivayeti Şâfiî Musned’inde şöyle rivayet etmiştir: "Bize Muhammed b. Ali b. Şâfi‘, Abdullah b. Ali b. es-Sâib’den, o da Nâfi‘ b. Uceyr b. Abd-i Yezîd’den bildirdi ki: Rukâne b. Abd-i Yezîd eşini 'bettete' (kesin boşanma) lafzıyla boşadı, ardından Resûlullah’a (s.a.v.) gelerek: 'Eşimi bettete lafzıyla boşadım, vallahi bununla sadece tek bir talakı kastettim' dedi. Resûlullah (s.a.v.): 'Sadece tek bir talakı mı kastettin?' diye sordu. Rukâne: 'Vallahi sadece tek bir talakı kastettim' cevabını verince, Resûlullah (s.a.v.) kadını ona geri dönderdi (nikâhlarına devam ettirdi)." Bunu Dârekutnî de Sünen’inde rivayet etmiştir. Bu hadisi hadis hâfızları eserlerinde zikretmişlerdir. Nitekim Hâkim en-Nîsâbûrî el-Müstedrek’te şöyle demiştir: "Hadis bu rivayet zinciriyle sahihtir; çünkü İmam Şâfiî bu hadisi sağlamlaştırmış ve Ehl-i Beyt’inden hıfzetmiştir." İbn Kesîr de İrşâdü’l-Fakîh adlı eserinde şöyle demiştir: "İnşallah hasendir." Bilinmelidir ki 'bettete' lafzı bazen pekiştirme (tekit) amacıyla tek bir talak için kullanılır, bazen de üç talak kastıyla kullanılır. Aşağıda senette yer alan ravilerin biyografisi verilmiştir: Muhammed b. Ali b. Şâfi‘: İmam Şâfiî onu tevsik etmiş (güvenilir kabul etmiş) ve onun hakkında: "Amcam güvenilirdir (sıkadır)" demiştir. Kendisinden en az dört ravi rivayette bulunmuştur; bu ravilerin kimisi "güvenilir" (sıka), kimisi de "doğru sözlü" (sadûk) olarak nitelendirilmiştir. Abdullah b. Ali b. es-Sâib el-Muttalibî (Abdullah b. Ali el-Kureşî de denir): İmam Şâfiî onu tevsik ederek: "Abdullah b. Ali güvenilirdir" demiştir. İbn Hıbbân onu es-Sıkât adlı eserinde zikretmiş, Zehebî de: "Zayıf sayılmamıştır" demiştir. Sâib’den Saîd b. Ebî Hilâl gibi bazı güvenilir (sıka) raviler rivayet etmiştir. İbn Hacer’in onun hakkında "mestûr" (halı gizli/bilinmeyen) demesine gelince; bundan mutlaka durumu tamamen meçhul bir kimse olduğu kastedilmez. Aksine bu niteleme, İbn Hacer nezdinde tevsik derecesinin altında, mutlak cehaletin (hiç bilinmemenin) ise üstünde bir mertebedir. Nitekim İbn Hacer, muteber karineler bulunduğunda mestûr ravinin hadisini "hasen" kabul edebilmektedir. Kaldı ki ilk dönem (Sadr-ı Evvel) mensubu mestûr kişilerin rivayeti mutlak olarak reddedilmez; aksine güvenilir ravilerin rivayetine aykırı düşmediğinde veya mutabaat ya da şahit (destekleyici rivayetler) ile güçlendiğinde bunu caiz görenlerce kabul edilir. İbnü’s-Salâh’ın aktardığı görüş de budur ve meşhur hadis kitaplarındaki birçok ravide uygulamanın bu şekilde cereyan ettiğini belirtmiştir. Nâfi‘ b. Uceyr b. Abd-i Yezîd: Sahabî mi yoksa tabiîn mi olduğu konusunda ihtilaf edilmiştir. İbn Hıbbân onu iki yerde zikretmiştir: Sahabîler bölümünde "Sahabîliği vardır" demiş; Tabiîn bölümünde ise "Hz. Ali b. Ebî Tâlib’den rivayette bulunan bir şeyhtir" demiştir. İbn Hıbbân’ın, durumunda ihtilaf edilen sahabîler hakkındaki yöntemi onları hem orada hem burada zikretmektir. Bu durum ravinin cehaletini (bilinmezliğini) teyit etmez, aksine cehalet durumunu ortadan kaldırır; zira bazı âlimler onu sahabî saymıştır. Ebu Nuaym de onu Ma‘rifetü’s-Sahâbe eserinde zikretmiş ve: "Medine’de ikamet etti, Peygamber’den (s.a.v.) bettete talakı hakkında rivayette bulundu" demiştir. Beyhakı şöyle demiştir: "Şâfiî’nin soyundan, kendi dönemine kadar ilim sahibi olan ve kendilerinden rivayet yapılan Tabiîn ve Tebe-i Tabiîn’den bir topluluk vardı; Nâfi‘ b. Uceyr b. Abd-i Yezîd de onlardandır." İbn Hazm ise "Nâfi‘ b. Uceyr ve babası Uceyr meçhuldür (tanınmaz)" demiştir. İbn Hacer, Nâfi‘i meçhul sayanlara karşı çıkmış ve Tehzîbü’t-Tehzîb’de onun nesebini ve babasının haberlerinden bir kısmını zikrettikten sonra şöyle demiştir: "İbn Hazm tüm bunları gözden kaçırmış ve 'Nâfi‘ ile babası meçhuldür' demiştir." Ayrıca Nâfi‘den oğlu Muhammed ile güvenilir (sıka) bir ravi olan Muhammed b. İbrâhim b. el-Hâris et-Teymî de rivayette bulunmuştur.
ㅤ 🌺🌺🌺🌺🌺🌺🌺🌺🌺🌺 ✨𝑲𝒆𝒏𝒅𝒊𝒏𝒊 𝒃𝒊𝒍, 𝑹𝒂𝒃𝒃𝒊𝒏𝒊 𝒃𝒊𝒍, 𝒉𝒂𝒅𝒅𝒊𝒏𝒊 𝒃𝒊𝒍✨ 🌺🌺🌺🌺🌺🌺🌺🌺🌺🌺 💕https://t.me/ehliisunnetyolumuz 💕 https://t.me/addlist/So53pHeNFfY2ZjQ0
فَكَانَ الْأَشْعَرِيُّ رَحْمَةُ اللَّهِ عَلَيْهِ وَرِضْوَانُهُ أَشَدَّهُمْ بِذَلِكَ اهْتِمَامًا وَأَلَدَّهُمْ لِمَنْ حَاوَلَ الْإِلْحَادَ فِي أَسْمَاءِ اللَّهِ وَصِفَاتِهِ خِصَامًا وَأَمَدَّهُمْ سِنَانًا لِمَنْ عَاندَ السُّنَّةَ وَأَحَدَّهُمْ حُسَامًا وَأَمْضَاهُمْ جَنَانًا عِنْدَ وُقُوعِ الْمِحْنَةِ وَأَصْعَبَهُمْ مَرَامًا أَلْزَمَ الْحُجَّةَ لِمَنْ خَالَفَ السُّنَّةَ وَالْمَحَجَّةَ إِلْزَامًا فَلَمْ يُسْرِفْ فِي التَّعْطِيلِ وَلَمْ يَغْلُ فِي التَّشْبِيهِ وَابْتَغَى بَيْنَ ذَلِكَ قَوَامًا Ebu'l-Hasan el-Eş'arî (Allah’ın rahmeti ve rızası üzerine olsun) bu konuda en çok dertlenen, Allah’ın isimleri ve sıfatlarında sapkınlığa düşmeye çalışanların en amansız düşmanı, Sünnet’e karşı gelene en güçlü mızrak ve en keskin kılıç olanıydı. Mihne zamanında kalbi en sağlam duran ve ulaşılması en zor olanıydı. Sünnet'e ve dosdoğru yola muhalefet edenlere delilleriyle boyun eğdirdi. Ta'tîlde (Sıfatları yok saymada) aşırıya kaçmadığı gibi, teşbihte de ileri gitmedi; bu ikisi arasında orta bir yol tuttu. Tebyînü Kezibi’l-Müfterî fîmâ Nüsibe ilâ el-İmâm Ebi’l-Hasan el-Eş'arî
EHLİ SÜNNET VE MEALCİ MÜNAZARASI KONU "KUR'AN HER ŞEYİ DETAYIYLA AÇIKLARMI (TİBYÂNEN Lİ-KULLİ ŞEY'İN)
без подписи
без подписи
без подписи
без подписи
EHLİ SÜNNET VE MEALCİ MÜNAZARASI KONU PEYGAMBERE İTAAT VE "HİKMET" KAVRAMI
без подписи
без подписи
без подписи
без подписи
الْإِنْسَانُ مِنَ النِّسْيَانِ، وَإِنَّمَا سُمِّيَ الْإِنْسَانُ إِنْسَانًا لِأَنَّهُ يَنْسَى "İnsan nisyândandır; insana 'insan' denilmesinin sebebi unutmasıdır."
NAMAZ SEVABI: EVDEN KÂBE'YE KADAR
ㅤ ㅤㅤㅤ ㅤ 🤩🤩🤩🤩🤩 ㅤㅤㅤㅤ ㅤㅤ "𝗛𝗲𝗿 𝗰̧𝗮𝗿𝗽𝗮𝗻 𝗸𝗮𝗹𝗽, 𝗳𝗮𝗻𝗶𝗹𝗶𝗴̆𝗶 𝗳ı𝘀ı𝗹𝗱𝗮𝗿; H𝗲𝗿 𝗴𝗲𝗰̧𝗲𝗻 𝗮𝗻, 𝗲𝗯𝗲𝗱𝗶̂ 𝗮̂𝗹𝗲𝗺𝗲 𝗯𝗶𝗿𝗮𝘇 𝗱𝗮𝗵𝗮 𝘆𝗮𝗸𝗹𝗮𝘀̧𝘁ı𝗿ı𝗿." EHL-İ SÜNNET YOLUNDA 🤩 🤩🤩🤩🤩🤩🤩🤩🤩🤩 https://t.me/addlist/phkG4oUd5WI5NWRk
1216 - Namaz / Şafii Fıkhî Cemaatle namaz kılarken Fâtiha’yı tamamlayamayan kimseye, imam ikinci secdeyi bitirene kadar mühlet verilir. İmam ikinci secdeden sonra yeniden kıyama kalkarsa, bu kimse Fâtiha’yı bırakıp imama uyar. Daha sonra ise mesbûk kimse gibi kalkarak eksik kalan rekâtını tamamlar. 📖 Kaynak: İfâdetü's-Sâdeti'l-Umed, Muhammed el-Ehdel, s.277
Tasavvufa karşı olmak kime karşı olmaktır ? ...
Nebi ﷺ buyuruyor : “İnsanlar paralarla cimrilik ettikleri, ticaretle ve çobanlıkla uğraşıp, Allah yolunda cihadı terk ettikleri zaman, Allah onlara öyle bir zillet verir ki, dinlerine geri dönmedikçe bu zilleti onlardan kaldırmaz. [Ahmed b. Hanbel, Müsned, 4825.]