tgindex
F

Fîzilâli’s-Suyûf | في ظلال السيوف

Статистика
@fizilalisuyufтурецкий

• Savaş Peygamberi ﷺ şöyle buyurdu: “Bilin ki cennet, kılıçların gölgesi altındadır!” (sahîh-i buhârî)

Последний пост
26 апр.
Последнее чтение
15 авг.
Постов за неделю
0
Всего постов
25
Тип
открытый
Язык
турецкий
В каталоге с
13 авг.
Подписчики
21
0 за 3 дн.
Сутки
0
0,00%
Неделя
 
Месяц
 
Просмотров на пост
694
25 постов
Вовлечённость
3304,8%
к подписчикам
Постов в день
0,0
всего 25
Упоминаний
1
каналов
Охват размещения
оценка
1/24сутки в ленте
1/48двое суток
1/72трое суток

Оценка по просмотрам недавних постов: пост набирает почти всё за первые сутки.

Посты

  • Batı Afrika’nın Aslanları’na ithâfen..

  • 12 апр.3181из munadiresmi2

    Değerli Munadi Ailesi, yeni evimize hoş geldiniz! 🏡 Bildiğiniz gibi eski Telegram hesabımız maalesef elimizde olmayan sebeplerle çalındı. Sizlerin de katıldığı anket sonucunda yepyeni bir sayfa açmaya karar verdik. İnşallah yolumuza buradan, çok daha sağlam ve güçlü bir şekilde devam edeceğiz. 📌Buraya geldiğiniz için teşekkür ederiz, ancak şimdi sizlerden çok önemli bir ricamız var: ✅Gerçek Munadi kanalının burası olduğunu herkese duyurabilmemiz ve takipçilerimizin o eski kanalda yanlış yönlendirilmesini engellememiz için hızla büyümemiz gerekiyor. ❌Çalınan hesabımızın abone sayısını en kısa sürede geçmeliyiz ki, asıl ve tek kanalın burası olduğu herkes tarafından net bir şekilde anlaşılsın. 🔗Lütfen aşağıdaki kanal bağlantımızı kopyalayın; arkadaşlarınızla, bulunduğunuz diğer gruplarla ve tüm tanıdıklarınızla paylaşın. Hedefimize ulaşmamız için her birinizin desteği çok kıymetli. 💕Hep birlikte eskisinden daha büyük bir aile olalım! 🤩Paylaşım Linkimiz: https://t.me/munadiresmi2

  • 11 февр.4353из diraase

    •| Gözleri Harâmdan Korumak Elhamdulillah, Ramazan’dan önce yayınlamayı umduğum “harâm bakış” hakkındaki dosyayı tamamlamayı Allah nasîb etti. Harâma bakmanın normalleştiği, kimisi içinse bağımlılığa döndüğü bu zor zamanda, bu günâhın şerrini ve ondan sıyrılmak için vakit kaybetmemek gerektiğini hatırlatmak bâbında hazırladığım bu çalışmanın, mübârek Ramazan ayından önce Müslümanlar arasında yayılmasına vesîle olmanızı ricâ ediyorum. Allah hazırlayan, okuyan ve paylaşan her kimse için faydalı kılsın. #makale

  • 4 февр.2 65010

    “Zerqâ'nın orduları tıpkı onun semâsı gibidir, Onlar, Kâbil'in ufkunu aydınlatan yıldızlardır. Salt'ın o yüce mescitleri gurur duydu, Zira oradan korkusuz yiğitler, savaş için kollarını sıvadı.”

  • الناس تبحث عن مفسر أحلام، وانا أبحث عن مَن يفسر لي الواقع..

  • 14 дек.72815из fizilaliaksa

    Doğu Afrika el-Kaide'si Hareketu'ş-Şebâb el-Mucâhidîn (eş-Şebab)'ın medya ve yayın organı El Ketaib medya tarafından hazırlanan ve geçen sene yayınlanan "Müslümanlar Amerika'dan Neden Nefret Ediyor?" başlıklı belgesel. (Türkçe alt yazılı) @fizilaliaksa

  • 13 дек.1 0808

    🇺🇸 “Amerika’nın Bağımsızlığı” Mı, “Amerika’dan Bağımsızlık” Mı? 4 Temmuz 1776'da ilan edilen Amerika'nın Bağımsızlık Bildirgesi'nin en önemli pasajı şöyledir: "Biz bu gerçeklerin apaçık olduğunu kabul ediyoruz: Bütün insanlar eşit yaratılmıştır, Yaratıcıları…

  • 🇺🇸 “Amerika’nın Bağımsızlığı” Mı, “Amerika’dan Bağımsızlık” Mı? 4 Temmuz 1776'da ilan edilen Amerika'nın Bağımsızlık Bildirgesi'nin en önemli pasajı şöyledir: "Biz bu gerçeklerin apaçık olduğunu kabul ediyoruz: Bütün insanlar eşit yaratılmıştır, Yaratıcıları tarafından kendilerine bazı haklar verilmiştir ve bunlar arasında Yaşam, Özgürlük ve Mutluluğu arama hakkı vardır." Gel gelelim, Amerikan ırkçılığı "bütün insanlar eşit yaratılmıştır" önermesini büyük ölçüde ihlal etmiştir ve ırkçılığın en kötü biçimi diğer ülkelerin işgalini içermektedir. ABD, kuruluşundan bu yana yaklaşık 70 (bazı kaynaklara göre 100) ülkeyi, 1945'ten bu yana ise toplam 50 ülkeyi işgal etmiştir. Dünya, 4 Temmuz’u Amerika için Bağımsızlık Günü olmaktan çıkarıp, Amerika’dan Bağımsızlık Günü olarak ilan etmelidir. 🔴 Amerika Birleşik Devletleri tarafından doğrudan veya dolaylı olarak işgal edilen yerler ve tarihleri şu şekilde: 1846–1848 – Meksika 1898 – Küba 1898 – Porto Riko 1898 – Filipinler 1899–1902 – Filipinler (ABD sömürge savaşı) 1903 – Panama 1906–1909 – Küba 1912–1933 – Nikaragua 1914–1934 – Haiti 1916–1924 – Dominik Cumhuriyeti 1917–1918 – Almanya (I. Dünya Savaşı) 1918–1920 – Rusya (İç savaş müdahalesi) 1941–1945 – Almanya (II. Dünya Savaşı) 1941–1945 – İtalya 1941–1945 – Japonya 1950–1953 – Kore (Kuzey Kore) 1953 – İran (darbe destekli müdahale) 1954 – Guatemala 1958 – Lübnan 1960–1965 – Kongo 1961 – Küba (Domuzlar Körfezi) 1964–1973 – Vietnam 1965 – Dominik Cumhuriyeti 1965–1966 – Endonezya (dolaylı askerî destek) 1973 – Şili 1980–1992 – El Salvador 1981–1990 – Nikaragua 1982–1984 – Lübnan 1983 – Grenada 1986 – Libya 1989 – Panama 1991 – Irak (Körfez Savaşı) 1992–1994 – Somali 1995 – Bosna-Hersek 1999 – Sırbistan / Yugoslavya 2001–2021 – Afganistan 2003–2011 – Irak 2004–2018 – Pakistan (İHA ve özel operasyonlar) 2011 – Libya 2014– – Irak (yeniden askerî müdahale) 2014– – Suriye 2015– – Yemen 2013– – Nijer 2013– – Mali 2017– – Somali (yeniden yoğunlaşan operasyonlar) 🔻Özetle tarihçiler ve siyaset bilimciler genel olarak ABD’nin: 50’den fazla ülkede 200’ün üzerinde askerî müdahale gerçekleştirdiği konusunda hemfikirdir.

  • без подписи

  • دَعوني في القِتالِ أَمُت عَزيزاً فَمَوتُ العِزِّ خَيرٌ مِن حَياةِ.. • عنترة بن شداد

  • 18 нояб.5941из halidabdurrahmn

    Usame bin Ladin, Şubat 1998'de "Yahudilere ve Haçlılara Karşı Cihad İçin Küresel İslami Cephe"nin kurulduğunu şu cümlelerle duyurmuştu: "Amerika'ya ve sivil veya askerî olarak onların yardımcısı olan devletlere karşı savaşmak, imkânı olan her Müslümana vaciptir. Bu durum Mescid-i Aksa'yı ve Mescid-i Haram'ı onların elinden kurtarıncaya kadar devam edecektir. Bu durum bütün ordularının Müslüman beldelerden kılıçları körleşmiş, kanatları kırılmış ve herhangi bir şekilde Müslümanları tehdit etmeye güç yetiremediği halde çıkarılacakları güne kadar devam edecektir."

  • 7 нояб.6405из fizilaliaksa

    Hangi yara bu, şan ve izzetin bağrında böylesine derin açılmış? Hangi dalga bu, zillet denizlerinde kudurmuş, köpürüp taşmış? ••• Ne hüzündür bu, ey ümmetim? Hangi yaşlar birikir kirpiklerinde, hangi acılar bölüşülür sessizce? ••• Her bir parçandan kan fışkırır, denizler gibi, Her bir köşende yıkılmış minberler, susturulmuş dualar… ••• Alçak eller mızrak saplar izzetin satır aralarına, Gözler ise, yitip giden o şanı hasretle seyreder. ••• Ey tarih, bize sitem etme; Zira gömülen şanımızın sesi, boğazlarda kısılmıştır. ••• Ne diye yakınayım, kulaklar mühürlenmişken, Ve erkeklerin derdi artık yalnızca ticaret olmuşken? ••• Görecek miyim ey ümmetim bir gün, Zaferle yeniden yazdığın o şanlı sayfayı?

  • “bakışlarını göğe çevir, avamın sözlerine kulak verme” • cicero

  • 18 окт. 2025 г.7464из fizilalisuyuf

    “Ey kardeşlerim, ihtiyar nasihatçı Dün bizi çağırıp öğüt verdiğinde Etkili ve açık ifadeler kullanmıştı; Şiddetli bir savaş için erkenden harekete geç Doğrusu bu savaşta Sasani ailesinin Havlayan köpekleriyle karşılaşacaksın Onlar senin faciaya uğrayacağından eminler Ve sen erdemli bir hayat ya da Erdemli bir miras bırakan ölüm arasındasın..” Sonra harekete geçti ve öldürülünceye kadar savaştı. Allah ona rahmet etsin. Sonra ikincisi atıldı ve şöyle dedi: “Gerçekten azimli, kararlı, basiret sahibi Ve doğru görüş sahibi ihtiyar kadın Doğruluk ve hidayet üzere bize emretti Evladına bir iyilik ve bir nasihat olarak Çetin savaşa girin ve ilerleyin Ta ki Kisra ailesini kuşatıncaya Ve sığınağından çıkarıncaya kadar..” Sonra şehid oluncaya kadar savaştı. Allah ona rahmet etsin. Sonra dördüncüsü atını bağladı ve şöyle dedi: “Ben ne el-Hansa için ne el-Ahram için değilim Ben ancak şanı yüce Allah içinim..” Sonra öldürülünceye kadar savaştı. Allah ona rahmet etsin.. (rivayet burada bitti) Başka bir rivayette Sahabe kadınlarının, savaştan kaçanları kınamak ve tazir etmek için savaş bölgesinin arkalarında beklediği rivayet edilir. Ne zaman birisinin kaçtığını görseler onu taşlar ve "kadınlar gibi geride mi kalacaksın!?" derlerdi. Bu konudaki örnekleri buraya yazsak ciltlerce kitap ortaya çıkar. Bakın arkadaşlar, kimsenin sizi kolunuzdan tutup, zorla cihada gönderdiği yok! İster çıkın ister oturun, bu sizinle Rabbiniz arasında. Lakin şunu da bilin ki, oturmuşları cihada davet etmek, onları teşvik etmek Allah Subhânehu ve Teâlâ'nın ve emriyle sabittir: "Artık Allah yolunda savaş! Sen ancak kendinden sorumlusun! Mü’minleri de savaşa teşvik et. Umulur ki Allah inkâr edenlerin gücünü kırar. Allah’ın gücü daha üstündür, cezası daha şiddetlidir." Başka bir ayette Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurur: "Ey Peygamber! Mü’minleri savaşa teşvik et." Ey 'ilim talebeleri ve erkekler'! Sizler bu ayetlerin varlığından haberdar değil misiniz de oturanları savaşa teşvik eden kimseleri kınıyorsunuz? Üstelik kimse sizi isiminizle davet de etmemiş iken -ki bu da caizdir- bu ayıplama nedir?!

  • 18 окт. 2025 г.5244из fizilalisuyuf

    Bugün İslam ümmeti aşağılanma ve zilletin her çeşidine maruz kalmıştır. Hatta öyle ki; ümmetin karşılaştığı bu durum, geçmiş asırlarda karşılaşılan aşağılanma ve zillete hiç benzememektedir. Zira geçmişte bu durum şimdiki kadar yaygın değildi. Tabii bugün bu aşağılanma ve zilletin temel sebebi, ümmetin fertlerinin sayısının az olması ya da ümmetin fakirlik içinde olması değildir. Bilakis İslam ümmeti sayı bakımından günümüzde en büyük ümmet olarak telakki edilmektedir. Ve aynı şekilde düşmanlarının sahip olmadığı zenginliğe ve diğer unsurlara da sahip olan tek ümmettir. Ama gel gör ki, dünyanın tüm ülkelerinde İslam’a ve Müslümanlara karşı başlatılmış olan bu yeni haçlı seferlerine karşı Müslüman erkeklerin neredeyse tamamının, çeşitli mazeretler ileri sürüp yerine çakılarak cihadı terk etmiş olduklarını görüyoruz. Ne zenginler malları ile düşmana karşı mücadele veriyor, ne âlimi ilmiyle İslam düşmanlarına karşı kılıçların çekilmesini istiyor, ne de ilim talebelerimiz zalimlere karşı seferberlik çağrıları yapıyor... Büyüğünden küçüğüne, aliminden ilim talebesine, zengininden fakirine kadar herkes Cihadı terk edince, düşmanlarımız bize karşı güç kazandı ve başımıza bu zillet musallat oldu. SubhânAllah! İneğe ve taşa tapanlardan, haça ve heykellere tapanlara kadar dünyanın tüm ulusları tarafından eziliyoruz! Hal böyle iken, yani erkeklerin ahirete karşılık dünya hayatına razı olduklarını görünce, kadınlarımızın "Neden cihada çıkmıyorsunuz ey erkekler!?" diye erkekleri cihada teşvik etmesi size acayip mi geldi ki onları kınıyorsunuz!? Böyle bir durumda kadınlardan ne demesini bekliyordunuz ki? Onlar, Ümmet zillet içinde iken sizin oturmanızdan razı değil kardeşler! Ümmet bu halde iken bu kadınların bu sözünden daha hayırlı bir söz var mıdır? Üstelik bu amel selef hanımınlarının amelidir! Sizler, özellikle de ilim talebesi olduğunu iddia eden kimseler, selefin kadınlarının erkekleri savaşa teşvik ettiğini hiç okumadınız mı? Hatta ve hatta kadınların bizzat birçok savaşa Allah Rasûlü ile birlikte katıldığını duymadınız mı? El-isâbe’de, Hammad Hişam’dan, O da babasından şöyle aktarıyor: “Safiyye, Uhud günü yenilgiden sonra savaşçıları cihada teşvik etmek için elinde bir mızrakla geldi. Bunun üzerine Allah Rasûlü (ﷺ) ona, ‘Ey Zubeyr’in kadın hali’ dedi.” Allah Rasûlü burda, "Erkeklerin işini erkeklere bırakın" mı demiş? Peki ey ilim talebesi, sen neye dayanarak bunu söylüyorsun!? Ey ilim talebesi sen, Tabakat es-Sufiyye'de [1/260] ve el-İsabe'de geçen El-Hansa adındaki kadının kıssasını okumadın mı? "El-Hansa, dört oğlu ile birlikte Kâdisiyye savaşına katılmıştı. Oğullarını cihada teşvik etmek, savaşa cesaretlendirmek ve savaştan kaçmamayı öğretmek adına yaptığı meşhur konuşmasında El-Hansa’nın oğullarına şöyle dediği rivayet edilir: ‘Siz itaat ederek İslam’a girdiniz ve kendi isteğinizle hicret ettiniz. Siz bir babanın ve bir annenin oğullarısınız. Allah’ın kendi yolunda kafirlerle savaşanlara vereceği pek çok mükafatı biliyorsunuz. Ebedi diyarın, gelip geçici diyardan daha hayırlı olduğunu hatırlayın. Eğer yarın Allah’ın izniyle sağlıklı bir şekilde uyanırsanız, erkenden yola koyulun, düşmanlarınıza karşı zekice savaşın ve Allah’ın yardımıyla Onun düşmanlarına karşı muzaffer olun. Savaşın patlak verdiğini ve çatışma alevinin parladığını gördüğünüz zaman savaşın en sıcak bölgesine gidin ve ateşli Perşembe günü düşmanın liderlerini karşılayın. Ganimetlerle veya ebedi meskende yüksek derecelerle muzaffer olacaksınız.’ Sence bu kadının oğulları, annelerine ne cevap vermişlerdir? "Ey yaşlı kadın! Sen evinde otur, erkeklerin işini erkeklere bırak, onlar ne yapacağını iyi bilir" mi demişlerdir? Rivayet şöyle devam ediyor: Oğulları, annelerinin nasihatını dinledikten sonra yola çıktılar. Sabah olduğunda herkesten önce yerlerini aldılar. İnsanlar uyandığında savaşa koyuldular ve öldürülünceye kadar birbirleri ardına savaştılar. Şehid olmadan önce şu mısraların dillerinden döküldüğü rivayet edilir:

  • 18 окт. 2025 г.4373из diraase

    Hanım bir davetçi olarak cihâddan bu kadar bahsediyor olmam kimilerini rahatsız ediyor. Ben cihâdı sosyal medyada zikrettiğimden daha fazlasıyla, toplumda zikrediyorum. Ben cihâdı, tıpkı namaz gibi, oruç gibi, zekât gibi bir ibâdet ve Allah’ın farzlarından bir farz görüyorum. Cihâd, amelî olarak erkeklere farz kılınmış bir ibâdet olsa da; ona îmân etmek, onun varlığını kabul etmek, ona davet etmek, ona teşvik etmek, onun ehline destek olmak erkek-kadın bütün Müslümanlar üzerinde bir farzdır. Kadın da gücü yettiğince cihâda destek olmakla yükümlüdür. Onun bu ibâdete desteği ve Müslümanları teşvîki, onun cihâdıdır ve Allah’ın Dînine yardımıdır. Bu nedenle hiçbir Müslüman kadın, bu ibâdeti namazdan, oruçtan farklı/aşağı bir menzilde görmemeli; ilme teşvik ettiği gibi, sadakayı öğütlediği gibi, hicâba davet ettiği gibi, bu ibâdet hususunda da muhlis bir nasihatçi olmalıdır. Ayrıca İslâm’ın nefislerde ve topraklarda dirilmesi, ancak ümmet içinde cihâd şuurunun dirilmesiyle mümkündür. Bugün nefisleri -her anlamda- zelil bırakan, onları dünyaya saplayan ve toprakları kazanma hırsını kaybettiren, cihâda olan sevginin ve şehâdet arzusunun kaybedilmesidir. Müslüman kadınların bu ibâdeti kalplerinde yüceltmesi ise, onların cihâd ehli nesiller yetiştirmesi demektir. Cihâdı kerih gören bir kadın bir mücâhidin kızı, hanımı, annesi olmakla şeref duymaz, aksine isteksizlik ve korku duyar. Dolayısıyla İslâm’ın kadınlarının bu ibâdeti sevmesi, yüceltmesi, buna teşvik etmesi ve Müslüman kadınlara da cihâdın ve cihâd ehlinin fazîletini öğreterek onların kalplerini mecd ve şerefe hazırlaması, bu şerefi yazacak nesilleri yetiştirmeye şevklendirmesi gerekir. İkinci olarak, Ümmetin erkekleri tamah konuşmayı bırakıp, üzerine vâcib olan cihâdı hakkıyla konuşuyor olsalar, belki biz de bundan daha çok Müslüman kadınları ilgilendiren şeylere davet etmekle yetinirdik. Fakat cihâd ibâdetinin farz olduğu ve İslâm’ın bu ibâdetin terki yüzünden bu hâle düştüğü bir dönemde, ümmetin erkekleri -ifâ edenleri tenzih ederiz- cihâdın farziyetini, cihâd sahalarını, cihâd ehlini, ilmini, askeriyeyi, neslin hazırlığını, savaş tecrübelerini, tarihini ve geçmişteki ders ve deneyimleri ve sâir konuşmak yerine, nelerle meşgul olduklarını zannediyorum zikretmemize gerek yok. Ben İslâm’ın rüknünü ayakta tutmak için yazıyorum. Kalplerde îmân ateşinin alevi harlı kalsın, sönmesin diye yazıyorum. Biz yüreklerin diriliği bâki kalsın, nefisler kendisi için yaratıldığı şeyi unutmasın diye davet ediyoruz. Allah’ın Dînini ve mahremlerini kıskanan mü’min erler artsın, mücâhid yetiştirme arzusuyla annelerin yürekleri harlansın diye bütün bunları hatırlatıyoruz. Ve her şeyden önce, bizim kalplerimiz sebât etsin ve akîdesini unutmasın diye, başkaları önünde aslında kendi nefislerimize nasihat ediyoruz. Allah’tan kabulünü umarız, hak etmesek de.

  • 17 окт. 2025 г.4352из fizilalisuyuf

    Kıyamete yakın kılıç ile gönderilen, rızkı mızrağının gölgesinde kılınan, düşmanların kalbine (bir aylık mesafeden) korku salmakla yardım olunan Nebî'ye salât ve selâm olsun..

  • 17 окт. 2025 г.3362из diraase

    Senin cihâdını, savaşını, mücâdeleni anmaktan korktular yâ Rasûlallah -aleyhissalâtu vesselâm-. Senin yalnızca yumuşak, hoşgörülü, sabırlı bir Nebî olduğunu anlatıp; Senin cesur, düşmanlarına karşı öfkeli, savaşçı, yiğit, kahraman bir Nebî olduğunu anlatmaktan korktular. Hâlbuki getirdiğin Dîn ve ilim, ancak senin kılıcın ve silâhınla korundu. İbn Teymiyye rahimehullah dedi ki: “Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in hadislerinin çoğu, namaz ve cihâd hakkındadır.” [Mecmûu’l-Fetâvâ 1/171] Yine dedi ki: “Nebî sallallahu aleyhi ve sellem’in en önemli, en sık tekrarlanan ve üzerinde en çok durulan hadisleri, namaz ve cihâd hakkındadır. Rasûlullah ﷺ hasta bir kimseyi ziyâret ettiği zaman, şöyle derdi: «Allah’ım, namaz kılan ve Senin için düşmanına vuran şu kuluna şifâ ver.»” [Câmiu’l-Mesâil 6/314] Senin devletin bir yılını savaşsız geçirmedi. Bir ay, iki ay, beş ay geçmezdi ki, bir gazve yahut seriyye için sancak dikilmesin! Medîne, en küçüğünden en büyüğüne cihâd için yetiştirdiğin yiğitlerle doluydu, ki o yiğitler evlerinden kadınlarının teşcî ve teşviki ile çıkarlardı. Sen öylelerini yetiştirdin ki, yaşı küçük olan gençler cihâda katılmak için yaşlarını gizliyorlardı.. Allah’ın salâtı ve selâmı, bize bu yüce ve azîm izzet dînini getiren Nebîmiz Muhammed’in üzerine olsun ﷺ… O kahraman ki -sallallahu aleyhi ve sellem-, on yıl içinde zaferle sonuçlanan 47 seriyyeye önderlik etmiş, 27 gazveye bizzat katılmış ve 9’unda bizzat savaşmıştır. [et-Tabakât 2/5] Sa’d bin Iyâd (tâbiî) rahimehullah dedi ki: “Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem az konuşan, konuşması az olan bir kimseydi. Fakat kendisine savaş emredildiğinde sürâtle kalkar, insanların en cesuru ve yiğidi olurdu.” [Musannef İbn Ebî Şeybe 4/229] Yani O ﷺ ortaya çok söz koymaz, bilakis ortaya fiil koyardı. Onun ameli, konuşmasını geçmişti. Bu ise erkekliğin kemâli, şecaatin ve mürüvvetin tamâma erdiğinin alâmetidir. Meşhûr edîb er-Râfiî’nin vasfettiği gibi: “Onlar, Onu -ﷺ- erkekliğin kemâliyle tanıdılar!”

  • 17 окт. 2025 г.3562из diraase

    صلّى عليك اللهُ خيرَ مجاهدٍ وعلى من اتّبعوك بالإحسانِ.. ﷺ “Ey Mücâhidlerin en hayrlısı! Allah’ın salâtı Sana ve ardından Sana ihsânla tâbi olanlara olsun.”

  • “dönüp duran zamana güvenme. şüphesiz zaman, ehliyle birlikte değişir..”