Şer'i Rukye ve Psikoterapist🩺🍃 الرقية الشرعية و العلاج النفسي
описание
@rukye kanalına erişemiyorum. Paylaşımlara bu kanaldan devam edeceğiz biiznillah. @Rugye1 yeni hesabımdan iletişime geçebilirsiniz
171
подписчиков
Охват к подписчикам
28,1%
ERR
Реакции к просмотрам
0,00%
0 на 29 постов
Пересылки к просмотрам
0,00%
0
Постов в день
2,7
всего 30
Где отзываются чаще
доля реакций к просмотрам- 14 авг.Çünkü onlar tedavi seanslarına katılmış olabilirler veya bazı şeyler okuyup ve hastalardan etkilenerek kendilerininde de aynı hastalığın olduğu vehmine kapılabilirler. Bu gibi hallerde tedavi uygulayan kişinin endişe edilecek bir şeyin olmadığını, hasta olmadığını söylemeli. Vehimli kişilerin korkup, endişelenip şeytanın tuzağına veya üçkağıtçıların eline terk etmemesi gerekir. Bu şart ve sıfatları taşımayan kişilerin tedavi uygulamaya girişmemesi, başlangıçta güvenilir tedavi uygulayıcılarından destek alıp, tecrübe kazanması gerekir. Aksi halde şeytanın tuzaklarına düşebilir, kendilerini helak edebilirler0,00%
- 14 авг.Belki de başka bir cin onu çarpmıştır. Bu yüzden senin sesin ağzına tedaviyi uygulayan kişinin bakışlarına çok dikkat etmesi gerekir. Zeki ve uyanık olmak. Bunlar tedaviyi uygulayan kişinin mutlaka sahip olması gereken özellikler arasındadır. Cinlerin çoğu çok zekidir ve tedavi esnasında tedavi yapan kişiyi kandırabilirler. Mesela cinin ben bu bedenden çıkmak istiyorum çıkacağım dedikten sonra yine çıkmaktan vazgeçebilir. Beyan tedaviyi uygulayan kişiden korktuğunu söyleyip yapmacık davranışlar sergileyerek onu oyalamaya çalışır ve gücünün zayıf olduğunu anlayınca bedendeki yerine daha rahat kurulur. Tedaviyi yapan kişinin çok zeki olması ve cin ile arasında geçecek diyaloğa çok dikkat etmesi gerekir. Kendinden Önceki kişilerde tamamen farklı olduğunu cine ispat edemez veya onu inandirmazsa başarılı olamaz. Dediğimiz şekilde davranırsa cin güçlü bir muhatap karşısında olduğuna inanır. Çaresiz kaldığını düşünür ve saklandığı yerden çıkmak zorunda kalır. İnatçı ve sebat sahibi olmak. Cinlerin sınıfları ve bölümleri vardır. Onlara kendi aralarında yaratılmış, çevre şartları konusunda belirli hususlara ayrılırlar. Mesela seans sırasında tedavi uygulayan kişiye saldıran Cinler vardır. Bu genellikle ifrit olur. Çirkin ve kötü cin olarak sınıflandırabiliriz. Çevresindeki diğer cinleri tasavvut altına alacak güce sahiptir. Etrafındakileri korkutur yüksek sesle bağırır ve yüzünü değiştirir. Bazen hastanın dişlerini gösterir bazen de şeytanın hasta şekline girecek bir imaj olduğunu gösterir. Elleriyle tuhaf hareketler yapabilir. Tedaviyi yapan kişi dikkatlice inceleyip, kulağına şiddetli bir tokat atabilir. Bazen bu darplar çekiç şiddetinde olabilir. Bazı seanslarda ise cin seansa katılanlara etki altına alabilmek için farklı yollar ve hilelere başvurabilir. Tedaviyi yapan kişi hastanın bedenine bakarak ısrarla ve inatla Kur'an okumayı sürdürmeli. Bazı durumlarda gerekirse hastanın ellerini bağlamalı,korktuğunu belli etmemeli. Kibirlenmemek. Tedaviyi yapan kişi tedaviye başlamadan önce olacak şeylerin kur'an-ı Kerim'in eseri olduğunu, olacak şeylerin Allah'ın izniyle olduğunu unutmaması gerekir. Ayrıca Allah'ın iradesini her şeyin üstünde tutmalı. Cinle seni öldürürüm demek yerine seni Allah'ın iradesi ile öldüreceğim demelidir. Çevresindekilere de mütevazi davranmalı, onlardan daha üstün olduğu havasına kapılmamalı. Allah'a inanmaya davet. Tedavi yapan kişiyi seyreden ve cin ve şeytanların mahvolduğunu görenler kendilerine yakınlaşmak istemeyeceklerdir. Böyle bir durum onların nasihat dinlemeye en uygun zaman olduklarını gösterir. Tedaviyi yapan kişi namazlarını ibadetlerini eksiksiz bir şekilde yapmaları gerektiğini söylemelidir. Kadınlara başlarını kapatmaları gerektiğini telkin etmelidir. Sabır. Bazen öyle olur ki bedendeki cin çıkmamak için çok uzun süre direnebilir. Bazen okunan Kur'an'ı duymamak için hastanın ayaklarına inebilir. Bazen de telefondan Kur'an dinlenilmesine karşı bağışıklık kazanabilirler. Bu gibi hallerde tedavi uygulanan Kişi sürekli Kur'an okumalı. Programlarını düzgün yapmalı ve duayı da hayatına dahil etmelidir. Bedende cin olduğuna emin olunduğunda Allah'a yalvarmalı, kendisine yardım etmesini istemelidir. Cine azap çektirme ayetlerini dinlemelidir ve bu yolda ısrarcı olmalıdır. Kendisi ile konuşan cin'in Müslüman veya gayrimüslim olup olmadığını öğrenmelidir. Onunla ikna edici konuşmalı, yaptığı şeyin bu bedene zarar verdiğini anlatmalı, meydana gelenin bu insanın bir suçu olmadığını anlatması gerekir. Hiçbir şekilde asıl niyetinin cine zarar vermek olmadığını bildirmelidir. Gerçek hasta ile vehimli veya psikolojik olarak sorun yaşayan kişiyi ayırt etmek. Tedaviyi yapan kişi bu konularda da dikkatli olmalı. Mesela kişinin kendisinde büyü olduğunu, bazı şeyler gördüğünü iddia eden kişiler gelebilir. Bazen de peşinden sürekli bir cin geldiğini ve kendisine zarar vermek istediğini söyler. Kuran dinlerken bedenine giren cinin konuştuğunu iddia edenler olabilir. Bu gibi durumlarla karşılaştığımızda hastayı dikkatlice incelememiz gerekir.0,00%
- 14 авг.Tedavi Yapan Kişinin Yerine Getirmesi Gereken Şartlar ve Sahip Olması Gereken Sıfatlar Allah'a gerçekten inanmak. Tedaviyi uygulayan kişi tedaviden önce Allah'a gerçekten inanması, Hüsnü zan sahibi olması ve Allah'a ve kitabına gönülden bağlanması, imanın gerçekten güçlü olması gerekiyor. Bu dua ayetler sadece dilinden değil kalbinden okuması gerekiyor ki okuduğu kişideki cine tesir etsin. Bundan başka tedavi uygulayan kişi Allah'ın duasını kabul edeceğine, Kur'an'a şifa kaynağı olduğuna inanması şarttır. Ayrıca hastalarına şifanın kur'an'dan olduğunu, şifanın sadece Allah'tan gelebileceğini hastalarına söylemeleri ve buna inanmalarını sağlamalıdır. Allah cc Haşr suresi 21. Ayetinde " Eğer biz Kur'an'ı bir dağa indirmiş olsaydık sen onun Allah korkusuyla baş eğerek parça parça olduğunu görürdün. Bu misalleri insanları düşündürür diye veriyoruz." Ayetinde buyurduğu gibi Allah'ın kelamı karşısında cinin gücünün çok zayıf olduğunu hastasına telkin etmelidir. Tedaviye uygulayan kişi Allah'a ne kadar mütevekkil olur ve sarsılmaz noktada olursa tesiri de o denli olacaktır. Cinden daha güçlü olacak ve onu saklandığı yerden çıkaracaktır. Bazen cin daha güçlü olup çıkamayabilir veya onu çıkartacak kişi güçsüz olabilir. Bu durumda cin çıkmamakta ısrar edebilir. Böyle bir durumda tedaviyi yapan kişinin daha fazla Kur'an okuması Allah'tan medet bekleyerek başından sonuna kadar Allah'tan yardım talep etmesi gerekir. İtiaat. İman artıp eksilebilir. Günahlarla eksilir, ibadetlerle artar. Şunu bilsinki itiaat ne kadar fazla ibadetlerle inanç o denli artar. Tedaviyi uygulayan kişinin itiaati ne kadar fazlaysa şeytan da ondan o kadar korkar. Bilirki o kişi Allah'ın ipine sarılmış ve onun koruması altına girmiş. Şunu da belirtmeliyiz ki itaat kulun cin ve şeytanların şerrinden kendisini savunduğu bir kalkandır. Tedaviye uygulayan kişinin cinlerin tuzağına düşmemesi için günah sayılan şeylerden uzak durması gerekir. Yoksa babasını, oğlunu, akrabasını öldüren kişinin yaptığı tedavinin bir faydası olmaz. Günah işleyen bir kişinin yaptığı tedaviyi Cinler gale almaz. Bir defasında kur'an'la tedavi yapanlardan birisi bana gelerek şöyle dedi: bir seans anında cine bulunduğu yerden çıkmasını söyledim. Cin bana sen bana buradan çıkmayı emretmeden önce kendini düzelt ve günahlarından uzaklaş dedi. Bu Müslüman bir cindi ve bana şu Bakara suresindeki ayeti okudu. " Siz kitabı okuduğunuz halde insanlara iyiliği emredip, unutuyor musunuz, aklınızı kullanmıyor musunuz? "Bakara suresi 144 ayet. Bu olay sonrasında kendimi sapıtmış gibi görmeye başladım. Sonunda anlaşıldı ki arkadaşımız günah işlemekte ısrar etmekte. Aramızda geçen konuşmalar sonrasında hatasının küçük günahlardan olduğu anlaşıldı ama sigara içtiğinden dolayı cini saklandığı yerden çıkaramayacağını anladı. Kendisine bu yanlışını bıraktıktan sonra tedavi yapmaya devam etmesi gerektiği konusunda onu ikna ettim. Bu noktada anlaşılıyor ki günah da ısrar tedavinin başarısız olmasına sebebiyet veriyor. İhlas. Tedaviye uygulayan kişi seansa başlamadan önce bu İnşallah rızası için yaptığına kendisini mutlak şekilde inandırmalı. Para veya dünyalık herhangi bir menfaat düşünmemeli. Aksi halde şeytanın tuzaklarının olduğu yola düşer. Tedaviyi yapan kişinin ihlası ne kadar güçlü olursa tedaviye ve cine karşı tesiri de o kadar etkili olur. Allah'tan medet görür. Gözü haramdan sakınmak. Seans esnasında bazı Cinler yaptıkları kadının orasının burasının açılmasına sebebiyet verirler. Seyhan esnasında tedaviyi uygulayan kişinin nereye baktığına Cinler çok dikkat ederler. Kadınların tedavisinde tedaviyi yapan kişinin bu konuya mutlaka dikkat etmesi gerekir. Bir ara kadının birine tedavi uyguluyordum. tedavi bittikten sonra kadının ailesinden birisi daha önce tedavi yapan kişinin seansta kadını yatırdıktan sonra üstüne örttüğü örtüyü kaldıracağını, birkaç dakika sonra tedaviyi yapan kişinin şiddetli bir baş ağrısına tutulup özür dilediğini ve seansı yarıda bıraktığını anlattı. Bu olaydan şunu anladım ki kendisini kim karşısında zayıf düşürmüş ve gözünü harama çevirmiş.0,00%
- 14 авг.Telegramın en gözel Kanalları⬇️ 🖋️ Hazırlayan: https://t.me/Reklamius_Post 🖋️ Davet Kanalımız: https://t.me/+zcXA9J71P1U0Njcy0,00%
- 14 авг.без подписи0,00%
- 14 авг.اللهم أحيني على التوحيد والسنة وتوفني عليهما “Allâh’ım! Beni Tevhîd ve Sünnet üzere yaşat ve bu ikisi üzerine de vefât ettir/öldür.”0,00%
- 14 авг.Telegramın en gözel Kanalları⬇️ 🖋️ Hazırlayan: https://t.me/POSTREKLAMII 🖋️ Davet Kanalımız: https://t.me/+zcXA9J71P1U0Njcy0,00%
- 14 авг.Çok Fazla Seçenek, Sessiz Bir Yorgunluk: Belki de şu an bu satırları okumaya devam etmek ile daha kısa, daha zahmetsiz bir metin bulmak için sayfayı kaydırmak arasında tereddüt ediyorsun. Bu duraksaman her ne kadar basit görünse de aslında çok daha derin bir durumun aynasıdır. Sürekli akan seçeneklerin yorduğu bir zihin ve yön tayinlerinin kalabalığından tükenmiş bir ruh... Öyle ki en basit bir karar bile artık birbiriyle çatışan sorular yumağına dönüştü. Bizler artık engellerle sınandığımız bir çağda değil, kolaylığın ve erişimin bolluğunda boğulduğumuz bir çağda yaşıyoruz. İrademizi dar patikalar sınamıyor, aksine zihnimizi darmadağın eden ve yönümüzü şaşırtan yolların bolluğu sınamaktadır. İşte böyle bir iklimde, tek bir fikrin peşinden gitmek bir tür nefs mücadelesine, bir okumayı sonuna kadar sürdürmek ise kayboluşa karşı bir direniş eylemine dönüşüyor. İnsanın, günlerin en basit detaylarından, hayatının en hayati kararlarına kadar her adımda onlarca seçenekle karşı karşıya kalıp sonra nasıl kaybolduğunu tefekkür ediyordum... Özgürlüğü olmadığı için değil, aksine aşırı bir özgürlük/seçenek bolluğu içinde boğulduğu için kayboluyor. Uygulama karmaşaları, eğitim yollarının dallanıp budaklanması, çelişen fikirler, bitmek bilmeyen tavsiyeler... Açılan her kapı başka on kapıya, girilen her yol başka yirmi dönemece çıkıyor. Peki ya sonuç? Sessiz bir yorgunluk, içsel bir gerilim, "en iyisini kaçırma" korkusunun doğurduğu sürekli bir kaygı ve seçimin lezzetini içinden söküp alan kronik bir kararsızlık... Karar vermek bir irade anı olmaktan çıkıp, yerini ağır bir yüke ve korkuya bıraktı. Hata yapma korkusuyla başlamaktan korkar olduk, bir şeyi kaçırma korkusuyla bağlanmaktan/adanmaktan korkar olduk, henüz bilmediğimiz daha iyi bir seçenek vardır korkusuyla adım atmaktan korkar olduk. Bu durum, kalbi bir olgunluğun eşlik etmediği zihinsel bir birikimin derin bir tezahürüdür. Çünkü yönsüz bir özgürlük kaybettirir, ilkesiz seçenekler ise patlama noktasına gelene kadar çoğalır. "Daima en iyisi" arzusu, zihnin bir aldatmacası olabilir, oysa bereketin çoklukta değil, Allah'ın senin için seçtiği şey üzerinde sabit kalmakta (sebat etmekte) olduğunu unutmamak gerekir. Bu yüzden, bu çağın "her şeyden haberdar olan" insanlara ihtiyacı yok, aksine gereksiz kapıları kapatmayı bilen, kendisine yetene kanaat getirmeyi başaran ve berraklığın ihtimallerin çokluğundan değil, basiretin dinginliğinden doğduğuna inanan insanlara ihtiyacı var. Bu devirde ruhu terbiye etmenin ve eğitmenin yolu şudur: Pusulanı anlık heveslere göre değil, bir ilkeye göre ayarlamak, ulaşamadığın şeyin senin için takdir edilmediğine inanmaktır... Eksik olduğu için değil, yetinmenin çok daha onurlu bir duruş olmasından dolayı. Günün sonunda huzur, önümüzdeki yüzlerce seçeneğin arasında boğulmakta değil, Allah'ın bizim için nasip ettiğine kanaat edip orada sebat edebilmektedir.0,00%
- 13 авг.Kırık bardağın parçalarını birleştirsen bile içinden su sızar... konu bardak değil0,00%
- 13 авг.📜Kur'an ve Sünnet: Ebû Hüreyre’den dediki, Allah'ın Nebisi sellellahu aleyhi ve sellem dediki: “Güçlü mümin, Allah katında zayıf müminden daha hayırlı veya daha üstün ve daha sevimlidir. Bununla birlikte her ikisinde de hayır vardır. Sana fayda sağlayacak şeylere gayret et, aciz kalma. Başına bir iş geldiğinde ise ‘Allah bunu takdir etmiştir ve O, dilediğini yapmıştır’ de. ‘Keşke şöyle yapsaydım, böyle olmasaydı’ deme. Çünkü ‘keşke’ demek, şeytanın vesvesesine ve işini açmasına kapı aralar.” --------- el-Humeydî, Ahmed b. Hanbel, Müslim ve başkaları da -------------------- Humuydi 1147 Müslim 2664 Ahmed 8829 İbni mace 74 ve 41680,00%
- 12 авг.#الرقية_قرغيستان أسئلة وأجوبة تأثير السحر ضعيف على الملتزمين0,00%
- 12 авг.без подписи0,00%