tgindex
muferridûn

"Allaha firar eden gençler" "Selefin yolu nuhun gemisi gibidir ona binen kurtulmuştur"

Последний пост
13 авг.
Последнее чтение
15 авг.
Постов за неделю
3
Всего постов
20
Тип
открытый
Язык
und
Категория
Религия (по похожим)
В каталоге с
13 авг.
Подписчики
204
−2 за 2 дн.
Сутки
0
0,00%
Неделя
 
Месяц
 
Просмотров на пост
100
20 постов
Вовлечённость
49,0%
к подписчикам
Постов в день
0,4
всего 20
Упоминаний
0
каналов
Охват размещения
оценка
1/24сутки в ленте
22
1/48двое суток
25
1/72трое суток
27

Оценка по просмотрам недавних постов: пост набирает почти всё за первые сутки.

Посты

  • Her kırıldığımızda bizi daha güçlü kılan şey, herşeyin Allah’ın elinde olduğuna ve hayatın - ne olursa olsun- geçeceğine kesin imandır. الشيء الوحيد الذي يجعلنا أقوى كلما انكسرنا هو : اليقين التّام بأن الأمر كله بيد الله وأن الحياة ستمضي مهما حدث .!

  • İbn Useymîn rahimehullah şöyle dedi: HAKKA MUHALEFET EDEN KİŞİYE, CEZALANDIRMAK İSTEDİĞİN BİR SUÇLU GİBİ DEĞİL DE, TEDAVİ ETMEK İSTEDİĞİN BİR HASTA GİBİ DAVRAN.

  • "Birinin Yalan söylediğinin (yalancı) alameti, kendisinden yemin istenmediği hâlde durmadan yemin etmesidir."

  • “Bir insan Kur’an’sız kırılganlaşır. Her keder onu yıkar ve her söz onu incitir.”

  • Büyük âlim İbnü’l-Kayyim (Allah ona rahmet eylesin) şöyle demiştir: “Kalbini Rabbine bağlayan kimse, huzur bulur ve rahat eder.” el-Fevâid, s. 143

  • Efendimiz ﷺ şöyle buyurdu: ‎“Mümin günahın her türlüsüne düşebilir yalan ve ihanet müstesna!”

  • أما قولك إن كيفية هذه الصفات وتشبيهها بما هو موجود في الخلق خطأ فإنا لا نقول إنه خطأ كما قلت بل هو عندنا كفر Osman bin Said (رحمه الله) dedi ki: "Senin 'Bu sıfatlara keyfiyet vermek ve onları kullarda mevcud olana benzetmek hatadır' sözüne gelince (ey muarız/cehmi) ; Biz senin söylediğin gibi 'Bu hatadır' demiyoruz, 'Bil'akis bu bizim yanımızda küfürdür' (diyoruz)" Nakd'ud-Darimi, ala'l-Merrisi syf 73

  • Allah’ın kaderiyle değil, o kaderde senin rolün ile ilgilen. Dünyâdan şikâyetlenmeyi, fitneleri bahane etmeyi, sıkılganlık göstermeyi bir kenara bırak. Sen de tıpkı senden öncekiler gibi yalnızca bir kere bu hayâtı yaşayacaksın, sonra tıpkı onlar gibi sen de Rabbine kavuşacaksın. Sana düşen ne zaman hesaplaması ne de bulunduğun mekânı ayıplamaktır. Sana düşen içinde bulunduğun zaman ve mekânda -kaderinde-, Allah’a kulluğunu emredildiği şekilde yapmandır. Şâirin dediği gibi: Karşılaştığım herkes çağından şikâyet ediyor. Keşke bilsem, acaba bu dünyâ kim için?! [Ebu’l-Alâ el-Maarrî]

  • Şeyh Sa'di dedi ki: Bir günaha razı olan kimse bizzat onu işleyen kimse gibidir. Nîsa suresi 140. ayetin tefsiri

  • İlmin tamamı vebaldir. İnsanın ilmi arttıkça, vebali de artar. Bu yüzden âlim kişi, sırat köprüsünü geçene kadar ilim öğrendiğine sevinmemelidir. -Fudayl bin Iyad (rh.a)

  • كان بعض الصالحين يقول: قد سئمنا من الحياة لكثرة ما نقترف من الذنوب.. قال الحافظ ابن رجب -رحمه الله- معلّقًا على كلامه: ‏"هذا مع كثرة أعمالهم الصالحة فكيف يقول من عمره كله ضائع؟!" ‏مجموع الرسائل ١٦٠/١ Sâlihlerden biri şöyle diyordu: “İşlediğimiz günâhların çokluğu yüzünden hayattan bıktık..” İbn Receb rahimehullah, bu söz üzerine şunu ekler: “Bu, onların sâlih amellerinin çokluğuna rağmen söyledikleri sözleridir.. Peki ya tüm hayâtı zâyi olan kişi ne söyleyecektir?” Mecmûu’r-Resâil 1/160

  • “Çok konuşmak, beynin özünü azaltır, onu zayıflatır ve erken yaşlanmayı hızlandırır!” Zâdü’l-Meâd

  • Muhammed b. el-Hasan [eş-Şeybânî] rhm. şöyle demiştir: "Ashâbu'l-hadîs bir gün konuşacak olsa, Şâfiî'nin diliyle konuşur" Mu'cemü İbni'l-Mukrî

  • Kur’an dinlemek rahmet olunmaya sebeptir nitekim Allah âzze ve celle şöyle buyurur: “Kur’an okunduğu zaman ona kulak verip dinleyin ve susun ki, merhamet olunasınız.” [A’râf,204]

  • İmam Ahmed b. Hanbel (rahimehullah) şöyle demiştir: "Fıkıh, ehline kapalı bir kilit gibiydi. Allah Teâlâ onu Şâfiî ile açtı." Yine şöyle demiştir: "Otuz yıldır hiçbir geceyi Şâfiî'ye dua etmeden geçirmedim. Ve şu kadar yıldır kıldığım hiçbir namaz yoktur ki, onda Şâfiî'ye dua etmiş olmayayım." Dîvânu’l-İmâm eş-Şâfiî; Hilyetü'l-Evliyâ ve Ṭabakâtü'l-Asfiyâ, 9/98.

  • İbn Kayyim el-Cevziyye (RAHİMEHULLAH) şöyle dedi: "Kim, ALLAH için bir şeyi terk ettiğinde O'nun kendisine bundan daha hayırlısını vermeyeceğini zannederse, şüphesiz ALLAH hakkında kötü bir zanda bulunmuş olur..." Zâdü'l-Meâd [3/272]

  • Allah'u Teâlâ şöyle buyurdu: "Birinin suyu tatlı ve susuzluğu giderici, diğerininki tuzlu ve acı iki denizi salıveren ve aralarına bir engel, aşılmaz bir sınır koyan O'dur."[Furkan,53]

  • Ebû Süleyman el-Hattâbî, "Bu, yalın imandır» ifadesi hakkında şöyle demiştir: "Yalın iman, sizi şeytanın nefsinize atmış olduğu vesveseleri kabul etmekten ve onu tasdik etmekten alıkoyan imandır. Yoksa bunun manası vesvesenin imanın ta kendisi oluşu değildir. Çünkü vesvese şeytanın işlerinden olup bir şeyleri süslü göstermesinden kaynaklanmaktadır. Bu şekilde o, nasıl olur da yalın iman olur!"

  • Abdurrahmân b. Ebî Hâtim (öl. 327h.) ise babası Ebû Hâtim er-Râzî'nin (öl. 277h.) şöyle dediğini nakleder: "Ehl-i Eser'e söven bid'at ehlinin alâmetiyle zındıkların alâmeti, Ehl-i Sünnet'e Haşeviyye ismini takmalarıdır ki, onlar bununla eserleri (hadisleri) ortadan kaldırmak istemektedirler. Cehmiyye'nin alâmeti ise Ehl-i Sünnet'e Müşebbihe adını takmalarıdır."

  • Ebû Hureyre'den rivayet edildiğine göre, Allah Resûlü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Hırsız, hırsızlık yaptığında bunu mü'min olarak yapmaz. Zina eden zina ettiğinde bunu mü'min olarak yapmaz. Sizden biri had cezası gerektiren bir şey yani içki içtiğinde onu mü'min olarak içmez. Muhammed'in nefsini elinde bulunduran Allah'a yemin ederim ki, sizden biri, değerli olan ve bu yüzden mü'minlerin gözlerini kaldırıp bakacakları bir şeyi mü'min olarak zorla gasp edip almaz." Açıklama İmam Begavî şöyle demiştir: Âlimler bu hadisin te'vili hususunda ihtilaf etmişlerdir. Bir grup, hadis her ne kadar haber kipi ile gelmiş olsa da maksadın nehiy olduğunu söylemiş ve hadise "Mü'min olduğu hâlde kişi hırsızlık yapmasın, zina etmesin, bunlar iman ehline yakışmaz" manasını vermiştir. Diğer bir grup ise, hadisin gerçek anlamda imandan çıkma anlamında olmadığını, bir tehdit ve kınama, kötü akıbete karşı bir uyarı anlamında olduğunu söylemiştir. Yani kişi bu şeyleri yapmayı alışkanlık hâline getirdiğinde imanın zıddı olan küfre girmesi pek de uzak olmaz. Nitekim Buhâri ve Müslim'in rivayet ettiği bir hadiste "Kim korunun etrafında hayvanlarını otlatırsa onların oraya girmesi pek yakındır" buyurulmuştur.

muferridûn — tgindex