KİTAPDF
Статистика"Büyük bir fayda sağlamayan ilmin kitaplar içinde gizli kalması, insanların kalplerinde bulunmasından iyidir."
- Последний пост
- 11 авг.
- Последнее чтение
- 15 авг.
- Постов за неделю
- 1
- Всего постов
- 20
- Тип
- открытый
- Язык
- турецкий
- Категория
- Религия (по похожим)
- В каталоге с
- 13 авг.
- 1/24сутки в ленте
- 494
- 1/48двое суток
- 566
- 1/72трое суток
- 610
Оценка по просмотрам недавних постов: пост набирает почти всё за первые сутки.
Посты
150. İmam Ebu Bekr Muhammed el Acurri - Hadislerin Hüccet Oluşu (Hadis İnkarcılarına Reddiye) @Kitapdf
İbn Nüceym el Hanefi kendi yazdığı kitabında şöyle demiştir: "Ve her kim 'Şeyhlerin ruhları hazır bulunur, (olan biteni) bilir' derse kafir olur..." Yine şöyle demiştir: "Her kim de velilerin ruhlarının gizli şeyleri (gaybı) bildiğini veya meclislerde hazır bulunduğunu iddia ederse küfre girmiş olur." al-Eşbah ve’n-Nezair - Kitabu'r Ridde (Murtedler) bölümü ❗️İbn Nüceym Kimdir? Tam adı: Zeynüddin b. İbrahim b. Muhammed b. Nüceym el-Mısri, d. 926/1520 - ö. 970/1563) Mısır doğumlu ünlü Hanefi fıkıh alimi ve usulcüsüdür. Osmanlı döneminde Mısır’da yaşamış, döneminin önde gelen fakihleri arasında yer almış ve bilhassa Hanefi fıkıh hukukuna dair kaleme aldığı eserlerle mezhep içerisinde müteahhirun (son) dönemin en yetkin otoritelerinden biri kabul edilmiştir. @Kitapdf
Hanefi müftülerinden olan Muhammed Abdülhay el-Leknevi "el-Asaru'l-Marfu'a" adlı eserinde şöyle demiştir: "Rasullerin veya velilerin her yerde bulunup her şeyi gördüklerine inanmak şirktir. Çünkü bu inanış, Allah'tan başkasının da gizli şeyleri (gaybı) bildiği anlamına gelir. Oysa bu özellik sadece Allah'a aittir ve hiç kimse bu konuda O'na ortak olamaz." @Kitapdf
Hanefi alimlerinden olan Muhammed b. Muhammed b. Şihab el Kerderi el Harizmi el Bezzazi (ö. 827) kendi kitabında şöyle demiştir: "مَنْ قَالَ: إِنَّ أَرْوَاحَ الْمَشَايِخِ حَاضِرَةٌ تَعْلَمُ، يَكْفُرُ." “Alimlerimiz şeyhlerin ruhları hazır olduğunu ve olan biteni bildiğini söyleyen kimsenin kafir olacağını söylemişlerdir.” el-Fetava'l-Bezzaziyye, Cilt 6, s. 326 @Kitapdf
Devasa Hazine Güncel.pdf
Aç gözlü olmayana hür derler Hür olup doymayana köle derler. @Kitapdf
Ebu'd Derda radiyallahu anh dedi ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittim: Sizden biri hastalanırsa veya bir kardeşi hastalanırsa şöyle desin: "Ey göklerdeki Rabbimiz olan Allah'ım! Senin ismin ve zatın noksan sıfatlardan münezzehtir. Rahmetin gökte her tarafa şamil olduğu gibi emrin de hem gökte, hem de yerde hakimdir. Bizim büyük olan günahlarımızı ve hatalarımızı bağışla. Sen temiz kimselerin Rabbisin. Şu hastalığa, rahmetinden bir rahmet, şifandan bir şifa indir." Eğer kişi böyle dua ederse iyileşir. Ebu Davud Sunen 3892; İmam Ahmed Musned 6/21 @Kitapdf
Malik bin Dinar rahimehullah: "Kur'an, sıddıkların üzerine okunduğunda kalpleri ahirete çoşar" bunu dedikten sonra "Alın okuyun ve Arş'ının üzerinden konuşan doğru sözlünün Kelamını dinleyin" dedi. Ebu Nuaym Hilyetu'l Evliya 2/358 @Kitapdf
Uzunca bir hadiste Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Ben gökte bulunanın emini iken, bana sabah akşam semanın haberleri geliyorken, bana güvenmiyor musunuz?..." Buhari 4351; 3610; 7432; Muslim 1064 @Kitapdf
Abdullah bin Amr bin el As radiyallahu anh dedi ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Merhamet edenlere Rahman da merhamet eder. Yeryüzü ehline merhamet edin ki, gökte olan da size merhamet etsin." Ebu Davud 4941; Tirmizi 1904 Senedi Sahihtir. @Kitapdf
Sa'd bin Muaz radiyallahu anh, Beni Kurayza hakkında hüküm verdiği zaman, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Onlar hakkında, Allah'ın yedi kat semanın üzerinden verdiği hükmün aynısıyla hükmettin." Buhari Megazi 4121; Muslim Cihad 1769 @Kitapdf
без подписи
Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Şüphesiz Allah Arşı'nın üzerindedir, Arşı da göklerinin üzerindedir." Ebu Davud Sunen 4726; İbn Huzeyme Tevhid; İbn Ebi Asım es Sunne; İmam Acurri eş Şeria @Kitapdf
"One minute" sözü öyle sihirli bir sözdü ki, milyonlarca insanı büyüledi. Ve o büyünün etkisi hala geçmedi. @Kitapdf
KISSADAN HİSSE (MUTLAKA OKU) Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla Allah'a hamd olsun. Salat ve selam Nebimizin üzerine olsun. Allah'ım! Bize doğru olanı ilham et ve bizi nefsimizin şerrinden koru. Allah'ım! Bizi bağışla, bize hidayet nasip et, bize rızık ver, bizi afiyette daim eyle ve bize merhamet et. Amin. Bundan sonra Nakledildi ki: Davud aleyhisselam, Allah'tan kalbine korkuyu yerleştirmesini isteyince, Allah onun bu isteğini yerinde getirdi, ancak Davud aleyhisselam'ın kalbi tahammül edemedi ve aklı başından gitti. Hatta öyle bir duruma geldi ki namaz kılamaz ve bir şey yapamaz oldu. Bunun üzerine Allah: "Seni bu şekilde bırakmamızı mı yoksa eski haline döndürmemizi mi istersin?" buyurunca. Davud aleyhisselam: "Beni eski halime çevir" dedi ve Allah onu eski haline çevirdi. (Bunu Ebu Nuaym - Hilyetu'l Evliya adlı kitabında nakletmiştir.) Çıkarmamız gereken dersler: Her insanın kendine has özellikleri vardır ve bunlar insandan insana değişir. Aynı zamanda her insanın dayanma gücü, sabrı ve imanı da farklıdır. Şu bir gerçektir ki Allah, insana taşıyamayacağı yükü yüklemez. Ancak bazen insan ısrarla bir şey ister ve Allah da onu kendisine nasip eder. Fakat nasip olan bu şey kula ağır gelir ve onu taşımakta zorlanır. Yukarıdaki kıssada gördüğümüz gibi... İnsan, selef alimlerin hayatlarını okuyup kendi hayatıyla kıyasladığında, kendi yaşamının ne kadar sönük kaldığını fark eder ve onlara benzemek için Allah'a dua etmeye başlar. Bir zaman sonra Allah duasını kabul ederek kuluna farklı makamların kapısını aralar ancak kul, bu makamın ağırlığını kaldıracak yapıda değildir. Yeni makam ona ağır gelince bocalamaya başlar, aklını kaybedecek gibi olur, bütün gücünü yitirir ve bu yükün altında adım atamaz hale gelir. O yüzden insan, kendisini ve gücünü iyi bilmelidir. Allah'tan bir şey isterken de bu gerçeğin bilinciyle dua etmelidir. Çünkü Allah'a hiçbir şey zor gelmez. O'nun her duamızı hemen kabul etmemesi, aslında bize olan sonsuz merhametinin bir tecellisidir. İnsan, potansiyelini ve taşıyabileceği yükleri doğru tahlil etmelidir. Her istek, beraberinde o yükü omuzlayacak bir sorumluluk getirir. Kabul edilmeyen veya ertelenen dualar bir mahrumiyet değil, tam aksine kulun zayıflığına merhamet eden ilahi bir koruma kalkanıdır. Önemli olan büyük makamları veya çetin yolları istemek değil, bulunduğu halin şükrünü eda edebilmek ve kendisine taksim edilen kaderin hikmetini idrak etmektir. En doğrusunu Allah bilir. Elhamdulillah. @akidetulmuslim
@KalpHuzuru için kanalımıza katılabilirsiniz. @Kitapdf
🖤 KALBİN EN TEHLİKELİ 8 HASTALIĞI Bir kalbi manen karartan ve ruhu yoran başlıca illetler: 1. Şirk ve Günahlar: Kalbin nurunu söndüren en büyük engeller. 2. Gaflet: Hakikate karşı duyarsızlaşmak ve körleşmek. 3. Kıymetsizlik: Allah’ın sevdiklerini ve O'nun hoşnut olduğu şeyleri önemsememek. 4. Tevekkülsüzlük: İşleri O’na havale etmeyip kendi gücüne güvenmek. 5. Az Güven: Allah’ın rahmetine ve kudretine şüpheyle yaklaşmak. 6. Meyil: Kalbi O’ndan başkasına bağlamak, fani olana kapılmak. 7. İsyan: İlahi takdire ve nasibe öfkelenmek. 8. Şüphe: Allah’ın vaatlerine ve uyarılarına tam inanmamak. “Kalp düzelirse, bütün beden düzelir.” Rabbim kalplerimizi bu hastalıklardan muhafaza eylesin. @KalpHuzuru
☝🏻Mutlaka okuyun @Kitapdf
Her Şey Yolundayken Gelen O Sebepsiz Mutsuzluk Bazen evinde sakince otururken, her şey yolundayken ve hiçbir derdin yokken sadece vakit geçirmek için telefonunu eline alırsın. Birkaç dakika ekranı kaydırır, parlak hayatları, durmaksızın gülen insanları, lüks mekanları izlersin. Ve sonra, telefonunu kapattığın an içine sebepsiz bir ağırlık, ani bir keyifsizlik ve tatminsizlik çöker. Kendini bir anda mutsuz hisseder ama buna mantıklı bir açıklama bulamazsın. Tanıdık geldi mi? Aslında mutsuz değildin. Sadece beynin, sen fark etmeden sinsi bir tuzağa düştü. Sen sessizce otururken arka planda çalışan zihnin, senin sakin ve huzurlu gerçekliğini, başkalarının filtrelenmiş ve kurgulanmış "en parlak" anlarıyla kıyasladı. Bu haksız kıyaslama, içindeki o güzel huzuru bir anda "yetersizlik" hissine dönüştürdü. İzlediğin şeylerin birer "reklam filmi" olduğunu unutma. Kimse borçlarını öderken, ağlarken, yalnız hissederken veya canı sıkılırken video çekmez. Sen başkalarının sadece cilalanmış vitrinini izliyorsun. Huzuru, heyecanla karıştırma. Hayatın her anı yüksek enerjili ve gösterişli olmak zorunda değil. Sakinlik ve sadelik birer eksiklik değil, ruhun en büyük ihtiyacıdır. Ekranı kapattığında modunun düştüğünü fark ettiğin an dur. Kendine, "Bu his bana mı ait, yoksa az önce izlediğim o yapay dünyanın gölgesi mi?" diye sor. Telefonu yavaşça masaya bırak, derin bir nefes al ve kendi hayatının o filtresiz, sakin ama gerçek güzelliğine geri dön. Ruhun, başkalarının illüzyonunu izleyerek tüketilmeyecek kadar değerli. @KalpHuzuru
Ekranın Arkasındaki İllüzyon Başkalarının sadece en parlak, en neşeli ve filtrelenmiş anlarını izleyerek kendi sıradan günlerini yargılama. Sosyal medya hayatın kendisi değil; sadece özenle seçilmiş kesitlerin sergilendiği sanal bir vitrindir. Kıyaslama Tuzağına Düşme: Başkasının süslü vitriniyle kendi evinin mutfağını kıyaslamak ruhunu sessizce tüketir. Unutma, o parlak ekranların arkasında da herkes kadar hayal kırıklığı, kaygı ve yalnızlık var. Sürekli başkalarının ne yaptığını izlemek, seni kendi hayatında bir izleyiciye dönüştürür. Ekranı kapatmak dünyaya arkasını dönmek değil; kendi gerçekliğine uyanmaktır. Her gün binlerce yabancı hayatın gürültüsünü zihnine doldurmak zorunda değilsin. Her gün telefon ekranını yukarı kaydırırken kusursuz kahvaltılar, bitmek bilmeyen tatiller, her an gülen çiftler ve her işi başarmış "mükemmel" insanlar görüyoruz. Bu pırıltılı akış, içten içe bize şu fısıltıyı fısıldıyor: "Yalnızca sen eksiksin, yalnızca senin hayatın sıkıcı." Oysa gerçek şu ki: Sosyal medya bir yaşam alanı değil, sadece bir "en iyiler" sergisidir. Kamera Arkasında Neler Oluyor? Gördüğümüz o "büyüleyici" karelerin arkasında, herkesin saklamaya çalıştığı insani gerçekler yatıyor: Özenle Seçilmiş Saniyeler: 24 saatlik bir günün içinden cımbızla çekilmiş en neşeli 5 saniye, o insanın bütün gününün muhteşem geçtiği anlamına gelmez. Filtrelenmiş Duygular: Kimse ağlarken, faturalarını ödeyemezken, partneriyle kavga ederken veya yataktan çıkacak gücü bulamazken hikaye paylaşmaz. Sosyal medya, acının ve sıradanlığın sansürlendiği yapay bir dünyadır. Aslında dışarıya sürekli "Çok mutluyum" imajı çizme çabası, çoğu zaman içteki derin bir boşluğu ve "görülme/beğenilme" arzusunu kapatma çabasıdır. Yani o şaşaalı hayatlar, göründüğünden çok daha kırılgan olabilir. Bu İllüzyondan Nasıl Korunursun? "Editlenmiş" Bir Hayatla Gerçek Hayatını Kıyaslama: Sen kendi hayatının tüm sansürsüz yönetmen kurgusunu yaşarken, başkalarının sadece cilalanmış fragmanını izliyorsun. Bu adil bir kıyaslama değil. Seni gerçekten mutlu eden şeyler ekranda değil; içtiğin çayın sıcaklığında, bir dostunun samimi ses tonunda ve kendi sessizliğinde gizlidir. @KalpHuzuru