Tevhid Taifesi
СтатистикаBaşkasına Işık Olup Kendini Karanlıkta Bırakanlardan Olma zira ihmal edilen herşey ölür.
- Последний пост
- 12 авг.
- Последнее чтение
- 13 авг.
- Постов за неделю
- 2
- Всего постов
- 20
- Тип
- открытый
- Язык
- турецкий
- В каталоге с
- 13 авг.
- 1/24сутки в ленте
- 150
- 1/48двое суток
- 171
- 1/72трое суток
- 185
Оценка по просмотрам недавних постов: пост набирает почти всё за первые сутки.
Посты
Ömer b. el-Hattâb (radiyallahu anh) şöyle demiştir: “Allah sana herhangi bir Müslümanın sevgisini nasip etmişse, gücün yettiğince ona sımsıkı tutun.” İmam Vekî‘, ez-Zühd/no:334
İmrân b. Hittân, Hâricî olan güzel bir kadınla evlendi ve şöyle dedi: Onu Ehl-i Sünnet’e döndüreceğim. Fakat sonunda kendisi Hâricîlerin önde gelenlerinden biri oldu. Siyeru A‘lâmi’n-Nübelâ/4/214
İbn Teymiyye (rahimehullah) şöyle demiştir: “Tevhidin hakikati; Allah’tan başkasını ancak Allah için sevmen ve Allah’ın sevdiği şeyleri de Allah için sevmen; yalnızca Allah için sevmen ve yalnızca Allah için buğzetmendir.” Câmiʿu’r-Resâil, 2/84
İmam Süfyan es-Sevri şöyle demiştir: “Gözlerden uzak durun ve tanınmamaya çalışın. Çünkü gerçekten biz öyle bir zamana yetiştik ki, selamet, insanların seni tanımamasındadır. Evlerinize bağlı kalın ve insanlarla tanışıp kaynaşmayı en aza indirin. Zira eskiden insanlar birbirlerine fayda sağlarlardı. Fakat bugün gördüğümüz gibi bu durum ortadan kalktı. Artık kurtuluş, onlarla gereksiz yere görüşüp iç içe olmaktan ve onlara karışmaktan uzak durmaktadır.” Hilyetü’l-Evliyâ/6/376
Muâz b. Cebel bildiriyor: Resulullah (ﷺ) şöyle buyurdu: "Kıyamet gününde akılsız kişi, fetret zamanında ölen kişi ve çocuk yaşta ölen getirildiğinde akılsız kişi: Ey Rabbim! Eğer bana akıl verseydin, kendisine akıl verdiğin kimse o aklıyla benden daha saadetli olamazdı der. Fetret zamanında ölen kişi: Ey Rabbim! Senden bana bir ahid gelmiş olsaydı, kendisine ahid gönderdiğin kimse o ahdiyle benden daha saadetli olamazdı der. Küçük yaşta ölen kimse ise: Ey Rabbim! Eğer bana ömür verseydin kendisine ömür verdiğin kimse o ömrüyle benden daha saadetli olamazdı der. Bunun üzerine Allah: Ben size bir şey emredeceğim, bana itaat edecek misiniz! buyurur. Onlar da: Evet ey Rabbim! İzzetine yemin olsun ki itaat ederiz cevabını verince, Allah: Öyleyse gidin cehenneme girin buyurur. Eğer cehenneme girecek olsalar ateş onlara hiçbir zarar vermeyecektir. Ancak üzerlerine ateş kitlelerinin geldiğini görünce, onların, Allah'ın yaratmış olduğu her şeyi helak ettiğini düşünürler ve hızlıca geri dönerler. Sonra: Çıktık, ama izzetine yemin olsun ki oraya girmek istiyoruz. Üzerimize bir takım ateş kitleleri geldi. Onların yaratmış olduğun her şeyi helak ettiğini sandık derler. Bunun üzerine Allah ikinci defa onlara girmelerini emreder. Ama onlar tekrar geri dönerler ve aynı şeyi söylerler. Üçüncü defa da aynı şeyler olunca, Allah: Siz daha yaratılmadan önce ben sizin nasıl amel işleyeceğinizi biliyordum ve bildiğime göre sizi yarattım. Tekrar bildiğim şeye döneceksiniz buyurur. Sonra ateşe: Onları içine al buyurur ve cehennem onları içine alır." Hilyetü’l-Evliyâ/11/40-41
İbn Teymiyye (rahimehullah) şöyle demiştir: Boyun eğmek ve kalple itaat etmek, rubûbiyeti ve ubudiyeti itiraf etmek, sadece ve kesinlikle ancak Allah'a olabilir. Başkasına yapılması imkânsız ve bâtıldır. MECMÛ’U’L FETÂVÂ/4/240
Ahmed b. Harb (rahimehullah) şöyle demiştir: “Bir kadında şu altı özellik bir araya gelirse, onun fazileti kemale ermiş olur: • Beş vakit namazı muhafaza etmesi, • Kocasına karşı uyumlu ve itaatkâr olması, • Rabbini razı etmeye çalışması, • Dilini gıybetten ve koğuculuktan koruması, • Dünya malına gönül bağlamayı terk etmesi, • Musibet ve sıkıntı zamanlarında sabretmesi.” Siyeru Aʿlâmi’n-Nübelâ
İmam İbn Batta el-Ukberî (rahimehullah) şöyle demiştir: “Biz öyle bir zamana eriştik ki, dinini muhafaza eden kimseler pek azdır. Bu zamanda kurtuluşa ermek zorlaşmış ve son derece güç hâle gelmiştir. Ancak Allah’ın koruyup ilimle dirilttiği kimseler bunun dışındadır.” el-İbâne el-Kübrâ/1/366
İkrime (rahimehullah) şöyle demiştir: “Rabbiniz hakkında güzel zan besleyin; O da size hayır ihsan etsin.” Tefsîru İbn Ebî Hâtim/1752
Yarının ölülerinden birisin...
İbn Kayyim (rahimehullah) şöyle demiştir: “Sıradan insanların şükrü; yemeğe, içeceğe, giyime ve bedenin rızkına yapılan şükürdür. Seçkin kulların şükrü ise; tevhide, imana ve kalplerin rızkına yapılan şükürdür.” Medâricü’s-Sâlikîn/2/235
İbn Kayyim (rahimehullah) şöyle demiştir: “Kur’an, göğüslerde (kalplerde) bulunan hastalıklara şifa olur; şeytanın vesvese, hevâ (nefsânî arzular) ve bozuk isteklerden telkin ettiği şeyleri de giderir.” İğâsetü’l-Lehfân/157
İnsanlıktan geriye ne kaldı Geçen günler ömürden yerken Dünyada tat huzur arayanlar Günahıyla baş başa kaldı. • Debberun
İbn Teymiyye (rahimehullah) şöyle demiştir: “Bir insanın kötülüklerini ve ayıplarını, buna şer’î bir ihtiyaç bulunmaksızın zikretmek caiz değildir. Çünkü bu, Allah’ın haram kıldığı gıybettendir.” MECMÛ’U’L FETÂVÂ/28/221
İmam et-Taberânî (rahimehullah) şöyle demiştir: “Şüphesiz cehennemde öyle bir vadi vardır ki, cehennemin kendisi ondan günde dört yüz defa Allah’a sığınır. Bu vadi, Muhammed’in ﷺ ümmetinden amellerini insanlara gösteriş için yapanlar (riyâ ehli) için hazırlanmıştır.” el-Muʿcemü’l-Evsat, et-Taberânî
Şeyh Abdurrahman b. Hasen (rahimehullah) şöyle demiştir: Allah'tan başka ilâh olmadığına şehâdetin manası; şirki terk etmek, şirkten ve şirk ehlinden berî olmak, ibâdeti Allah'a has kılmak, Resûl'e iman edip O'na itaat etmektir. Kitabu't Tevhid (Kurretu Ûyunil Muvahhidin) Şerhi/19
Ali b. Ebî Tâlib’den (radiyallahu anh) şöyle rivayet edilmiştir: “Şüphesiz gerçek dostun; senin yanında olandır. Sana fayda sağlamak için kendi zararını göze alandır. Zor zamanlarda ise senin dağılmış işlerini toparlamak uğruna kendi düzenini bozmayı göze alandır.” Nasihatü’l-Mü’minîn/252–253
Hafız İbn Receb el-Hanbelî (rahimehullah) şöyle demiştir: “Başına hoşlanmadığı bir şeyin gelmesini istemeyen kimse, Allah’ın hoşlanmadığı hiçbir şeyi yapmasın.” Mecmûʿu Resâili İbn Receb/4/110
İbn Teymiyye (rahimehullah) şöyle demiştir: “Haram olana duyulan sevgi, kişiyi dayanılmaz acı ve ıstıraplara sürükler.” MECMÛ’U’L FETÂVÂ/10/186
Ali b. Ebû Tâlib (Radiyallahu anh) şöyle demiştir: “Kadınlarınızın en hayırlısı; güzel kokan, güzel yemek yapan, harcamalarında ne israf eden ne de cimrilik yapan, tutumlu olan kadındır. İşte böyle bir kadın, Allah yolunda çalışan kimselerdendir. Allah yolunda çalışan kimse ise asla hüsrana uğramaz.” Behcetü’l-Mecâlis/33/34