NABAWİ
СтатистикаKanal paylaşımı yapılmamaktadır ‼️ “Ey îmân edenler! Allâh’a itâat edin ve Peygamber’e itâat edin ki amellerinizi boşa çıkarmayın!” (Muhammed, 33) https://t.me/muvahhidlerinyolu T.me/hicritakwim https:// t.me/muziksizcizgifilmm
- Последний пост
- 9 авг.
- Последнее чтение
- 13 авг.
- Постов за неделю
- 0
- Всего постов
- 20
- Тип
- открытый
- Язык
- турецкий
- В каталоге с
- 13 авг.
- 1/24сутки в ленте
- 510
- 1/48двое суток
- 584
- 1/72трое суток
- 630
Оценка по просмотрам недавних постов: пост набирает почти всё за первые сутки.
Посты
Bir gün biri kardeşine dedi ki: "Sana iki şeyi tavsiye ederim: Birincisi, küçük şeylerle ilgilenme İkincisi ise dünyadaki her şey küçüktür Üzülme...
Rasûlullah ﷺ şöyle buyurmuştur: "Yakında milletler, yemek yiyenlerin (başkalarını) çanaklarına (sofralarına) davet ettikleri gibi, size karşı (savaşmak için) biribirlerini davet edecekler." Birisi: "Bu o gün bizim azlığımızdan dolayı mı olacak?” dedi. Rasûlullah (asm), "Hayır, aksine siz o gün kalabalık, fakat selin önündeki çörçöp gibi zayıf olacaksınız. Allah düşmanlarınızın gönlünden sizden korkma hissini soyup alacak, sizin gönlünüze de vehn atacak." buyurdu. Yine bir adam: "Vehn nedir ya Rasûlullah?" diye sorunca: "Vehn, dünyayı (fazlaca) sevmek ve ölümü kötü görmektir." buyurdu. Ebu Davud, Melahim, 5
видео или голосовое, без подписи
|•чσl mu чσrdu, чσl mu uzαdı? vαrαmαdık вír türlü íѕtєdígímíz чєrє. αrαftα kαldı hєr чαnımız, nє єѕkíѕí gíвí σlαвílíчσruz nє kєndímízí tαmαmlαчαвílíчσruz..
“Bazı nimetler vardır ki onlara sahip olmamak da büyük nimettir!” Ali (radıyallâhu anh)
видео или голосовое, без подписи
İbn Abdilberr, et-Temhid isimli eserinde şöyle demiştir: "Çokça ibadet eden el-Amri el. Åbid, Imam Malik'e; (rahimehullah) yalnız kalmayı, kendini ibadete vermeyi ve toplantılar yaparak ilmi faaliyetlerde bulunmaktan geri durmayı teşvik ettiği bir mektup yazdı İmam Malik ise ona şöyle bir cevap yazdı: "Hiç şüphen olmasın ki yüce Allah, rızıklan taksim ettiği gibi, amelleri de kullan arasında dağıtmıştır. Bu sebeple; kimisi namaz konu-sunda daha istekli iken, oruç konusunda geride kalmıştır. Başka birisi ise, sadaka konu-sunda nasipli iken, oruçtan nasip alamamıştır. Diğeri ise cihad konusunda çok aktif iken, namaz konusunda pek başarılı değildir. İlim öğrenmek ve öğretmek ise, iyi amellerin en şereflilerindendir. Ben, yüce Allah'ın benim hakkında takdir etmiş olduğu bu taksimden razıyım. İçerisinde bulunduğum halimin, senin içerisinde bulunduğun halden daha düşük olduğunu zannetmiyorum. Yüce Allah'ın, her ikimizi de hayır ve iyilik üzere kılmasını niyaz ediyorum. Her birimizin, kendisine taksim edilen şeye rıza göstermesi gerekir. Vesselám."
Yüce Allah şöyle buyurmuştur. "Onlar, seher vakitlerinde Rab-lerinden bağışlanmalarını dilerlerdi. " Tāvūs, bir keresinde seher vaktinde bir adamın yanına gitti. Ancak kendisine, o adamın uyuduğunu söylediler. Bunun üzerine şöyle dedi: "Daha önce, seher vaktinde uyuyan hiç kimseyi görmemiştim!"
Hasan-ı Basrî'ye, "Teheccüde kalkan kimselerin yüzleri, niçin insanların yüzü en güzel olanlarıdır?" diye sorulduğunda şu hikmetli cevabı vermiştir: "Çünkü onlar (herkes uykudayken O'na ibâdet ederek) Rahmân ile yalnız kaldılar. O da onlara, kendi nûrundan bir nûr giydirdi."
🔸أفدِيكَ خَيرَ المُرسَلينَ ﷺ🎙 نِداء إلى ڪُل مُسلم ومُسلمة، إلىٰ ڪُل قلب يخفق حباً لِنبيهِ ﷺ، إلىٰ ڪُل مُهجة تَتَحرق شَوقاً إليه، إلىٰ ڪُل مُسلم يَغارُ علىٰ نبيهﷺ إلىٰ ڪُل مُسلم يَقول مِن أعماق قلبه: «أفدِيكَ خَيرَ المُرسَلينَ»
https://t.me/nabaawi Öğrenilen güzel bir duayı, ayeti, hadisi veya faydalı bir bilgiyi başkalarına anlatmak, paylaşılması en sevap olan amellerdendir. Buna Sadaka-i Cariye (kesintisiz sadaka) denir; siz vefat etseniz bile o bilgi paylaşıldıkça sevabı size yazılmaya devam eder. "Hayra vesile olan, onu yapan gibidir." (Tirmizî)
Arapça "yolculuk manasıma gelen "sefer's-f-r" kelimesi, yüzdeki örtüyü kaldırmak manasına gelmektedir. Böylece kişinin maskesi düşer ve asıl yüzü ortaya çıkar. Yolculuk, meşakkatli olması hasebiyle, insanların rahat zamanlarında yüzlerine taktıklan maskeleri düşürür ve asıl yüzlerini ortaya çıkartır. Bu nedenle, "Birisini tanımak istiyorsan onunla yolculuk yap!" denmiştir.
Eskiden insanlara Allah'tan kork denildiğinde sevinirlerdi. Şimdi ise sinirleniyorlar. ~Fudayl bin İyad
İbnü'l-Kayyîm (rahimehullah) şöyle demiştir: “Nebî ﷺ, verâ'nın tamamını tek bir cümlede toplamış ve şöyle buyurmuşlardır: ‘Kişinin kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, İslâm’ının güzelliğindendir...’ ’’ |Medâricü’s-Sâlikîn, 2/17
Kalbindeki endişeleri yavaşlat. Senin hikayen, seni yaratan tarafından yazıldı. Önündeki hayat, arkanda bıraktığın zorluklardan daha güzel. O, senin en derin düşüncelerinin, endişelerinin farkında. kalbinden geçen söyleyemediğin her şeyi biliyor. Bil ki, seni böyle yüklü bırakmayacak, duâlarını cevapsız bırakmayacak. Kim Allah'a yöneldi de, dünyâsı çiçek açmadı?
Kardeşleriniz için uykunuzu kaybediyor musunuz? Zarar gördüklerinde acı hissediyor musunuz? Yoksa Kardeşlik sadece cümledemi kalmış..
Bakara /83 Ayet 📖 وَاِذْ اَخَذْنَا م۪يثَاقَ بَن۪ٓي اِسْرَٓاء۪يلَ لَا تَعْبُدُونَ اِلَّا اللّٰهَ وَبِالْوَالِدَيْنِ اِحْسَانًا وَذِي الْقُرْبٰى وَالْيَتَامٰى وَالْمَسَاك۪ينِ وَقُولُوا لِلنَّاسِ حُسْنًا وَاَق۪يمُوا الصَّلٰوةَ وَاٰتُوا الزَّكٰوةَۜ ثُمَّ تَوَلَّيْتُمْ اِلَّا قَل۪يلًا مِنْكُمْ وَاَنْتُمْ مُعْرِضُونَ Hani biz, İsrâiloğulları’ndan: “Sadece Allah’a kulluk edeceksiniz, ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilikte bulunacaksınız!” diye söz almış ve: “İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı hakkıyla kılın, zekâtı verin!” diye emretmiştik. Sonra sizden pek azı müstesna, sözünüzden döndünüz ve hâlâ yüz çevirmeye devam ediyorsunuz.
Bazı İstiğfar Şekilleri Sünnet-i seniyyede birtakım istiğfar şekilleri vardır. Müslümanın bunlara özel itina göstermesi gerekir. Buna sebep ise bu istiğfar şekil-lerinin büyük bir sevap almayı gerektirmeleridir. Bu şekilde istiğfarda bulunmakta Allah Rasulüne tâbi olmak da söz konusudur. Çünkü o, yüce Allah'tan mağfiret dileyip O'na dönenlerin en hayırlısıdır. Şeddåd b. Evs'den; Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki: "İstiğfarın başı: اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلا أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ ، أَبوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتِ Allah'ım! Sen benim rabbimsin. Senden başka hak ilah yok. Beni sen yarattın ve ben senin kulunum. Gücüm yettiğince sana verdiğim ahd ve va'd üzereyim. Yaptıklarımın şerrinden sana sığı nırım. Üzerime olan nimetini ve günahlarımı kabul ve itiraf ediyo rum. Beni bağışla. Şüphesiz günahları ancak sen bağışlarsın." Kul bu sözleri sabah ve akşam söyleyecek olursa, cennete girer. Yahut cennet ehlinden olur- Sabah olduğunda bu sözleri söyleyip de o gün ölürse, onun için aynı şey söz konusudur. et-Tibi der ki: Bu dua, tevbenin bütün hususiyetlerini topladığı için bu duaya "baş (es-Seyyid/Efendi)" adı verilmiştir. Seyyid ise -aslında-ihtiyaçlarda kendisine başvurulan başkan demektir.
Hafız İbn Hacer rahimehullah der ki: "Eğer kul, Allah'ın sıfatları arasında rahmet etmeyi dilediği kimselere rahmet etmek ve dilediğ kimselerden de intikam almanın da bulunduğunu bilirse, hiç şüphe siz Allah'ın rahmetini uman hiçbir kimse, O'nun intikamından yana kendini emin görmez, O'nun intikamından yana korkan kimse de O'nun rahmetinden umut kesmez. Bu ise küçük dahi olsa, kötülükte uzak durmaya, az dahi olsa itaate devam etmeye sebeb olur. " O bakımdan Müslüman kimsenin, korku ile ümidin kanatları ara sında olması gerekir. Yüce Allah'ın şu buyruğunda olduğu gibi: وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُ، وَيَخَافُونَ عَذَابَهُ ) "O'nun rahmetini umarlar, azabından da korkarlar." (el-İsra, 17/57)
YÜCE ALLAH'IN MAĞFİRETİNİN GENİŞLİĞİ Enes radıyallahu anh dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken dinledim: "Yüce Allah buyurdu ki: Ey Ademoğlu, sen Bana dua edip Benden umdukça, Ben de senin neler yaptığına bakmaksızın sana ba-ğışlarım ve hiç aldırış etmem. Ey Ademoğlu, eğer günahların göğe kadar yükselecek olsa, sonra Benden mağfiret isteyecek olursan, Ben de sana günahlarını bağışlarım. Ey Ade-moğlu, eğer sen Bana yeryüzü dolusu kadar günahla gelecek olsan, sonra da Benim huzu-ruma Bana hiçbir şey ortak koşmamış olarak gelsen, Ben de yer dolusu kadar mağfiretle sana gelirim.