Şeyhu'l-İslâm İbni Teymiyye رحمـہ اللـہ
СтатистикаŞeyh'ul-İslam İbn Teymiyye Rahimehullah'tan hikmetli faideler..
- Последний пост
- 25 июн. 2025 г.
- Последнее чтение
- 13 авг.
- Постов за неделю
- 0
- Всего постов
- 20
- Тип
- открытый
- Язык
- und
- В каталоге с
- 13 авг.
- 1/24сутки в ленте
- —
- 1/48двое суток
- —
- 1/72трое суток
- —
Оценка по просмотрам недавних постов: пост набирает почти всё за первые сутки.
Посты
"Kul, ümidini ve tevekkülünü Allah’tan başkasına bağladığı anda, o taraftan mutlaka hayal kırıklığına uğrar. Allah’tan başkasından yardım dileyen kimse ise mutlaka yardımsız bırakılır." (Mecmû‘u’l-Fetâvâ – İbn Teymiyye, 29/1)
İbn Teymiyye rahimehullah şöyle demiştir: Salih evlat babasının bağışlanması için dua ettikçe babası bağışlanır ve cennette makamı yükselir. Vasiyyetu's Suğra
قال شيخ الإسلام ابن تيمية رحمه الله : فمن قال لغيره : ادع لي ، وقصد انتفاعهما جميعاً بذلك كان هو وأخوه متعاونين على البر والتقوى مجموع الفتاوى" (1/133، 134) . Şeyhulislam İbn Teymiyye رَحِمَہُ اللهُ şöyle demiştir: "Kim bir başkasına ‘Benim için dua et’ der ve bu işten hem kendisinin hem de kardeşinin fayda görmesini kastederse, o ve kardeşi iyilik ve takva üzerinde yardımlaşan kimselerden olur." (Mecmû‘u’l-Fetâvâ 1/133-134 )
Şeyhu'l İslam İbn Teymiyye (rahimehullah) şöyle demiştir: “Gerçek ârif (Allah’ı tanıyan) bir kimse, nefsinin intikamını almak için kendisini buna lâyık görmez.” Sonra şöyle dedi: “Çünkü kim Allah yolunda bir şeyini kaybederse, Allah onun yerine (daha hayırlısını) verir.” Câmiu’l-Mesâil (1/171)
قال شيخ الإسلام ابن تيمية - رحمه الله تعالى - : ويجتهد في الدعاء في عشية عرفة . ️فإنه ما رؤي إبليس في يوم هو أصغر ولا أحقر من عشية عرفة ، لمايرى من تنزل الرحمة . مجموع الفتاوى ج26 ص 131 İbn Teymiyye Rahimehullah şöyle demiştir: “Arefe günü ikindi vaktinde duaya çokça gayret edilir. Çünkü şeytan, rahmetin inişini gördüğü için hiçbir günde Arefe günü kadar zelil ve küçük düşmüş bir halde görülmez.” (Mecmû‘u’l-Fetâvâ, Cilt 26, Sayfa 131)
قال تعالى: { وَعَجِلْتُ إِلَيْكَ رَبِّ لِتَرْضَى } احتج السلف بهذه الآية على أن الصلاة لأول الوقت أفضل ، سمعت شيخ الإسلام ابن تيمية يذكر ذلك ، قال : إن رضى الرب في العجلة إلى أوامره. [مدارج السالكين/لإبن القيم رحمه الله(٥٩/١) "Allah Teâlâ şöyle buyurdu: { ‘Rabbim! Sen hoşnut olasın diye Sana acele ettim.’ } [Tâhâ Sûresi, 84] Selef bu âyeti, namazı vaktinin başında kılmanın daha faziletli olduğuna delil olarak göstermiştir. İbn Teymiyye’den bunu duyduğumu hatırlıyorum; şöyle diyordu: ‘Rabbin rızası, O’nun emirlerine aceleyle yönelmektedir.’ [İbn Kayyim el-Cevziyye – Medâricü’s-Sâlikîn, cilt 1, sayfa 59]
أول من أنكر حقيقة المحبة لله: الجعد بن درهم، الذي ضحّى به خالد القسري بواسط في خطبة يوم الأضحى وقال «أيها الناس ضحوا تقبل الله ضحاياكم فإني مضحٍّ بالجعد بن درهم إنه زعم أن الله لم يتخذ إبراهيم خليلا ولم يكلم موسى تكليما». ثم نزل من المنبر فذبحه 📚 جامع المسائل | لابن تيمية ١٣٧/٦ Allah sevgisinin (muhabbetinin) hakikatini ilk reddeden kişi, Câ’d bin Dirhem’dir. Halid el-Kasrî, Vasıt’ta Kurban Günü hutbesinde şöyle dedi: “Ey insanlar! Kurbanlarınızı Allah kabul etsin. Ben de Câ’d bin Derhem’i kurban ediyorum. Çünkü o, Allah’ın İbrahim’i dost edinmediğini ve Musa ile gerçek bir konuşma ile konuşmadığını iddia etti.” Sonra minberden inip onu boğazladı. Şeyhül-islam İbn Teymiyye Rahimehullah (Camiul Mesail, c6, s,137)
İbn Teymiyye Rahimehullah şöyle dedi: “Kul ne zaman ‘Allahu Ekber’ dese, kalbinde Allah’ın her şeyden daha yüce ve daha değerli olması hakikati yerleşir. Çünkü Allah Teâlâ, kulların zihninden geçen her türlü yücelik düşüncesinden daha büyüktür.” [Câmiu’l-Mesâil, 3/280]
قال شيخُ الإسلام ابنُ تيميّة -رحمه الله-: " واستيعابُ عشرِ ذي الحجّة بالعبادةِ ليلاً ونهاراً أفضلُ مِن جِهادٍ لم يَذهبْ فيه نفسُهُ ومَالُه ". الفتاوى الكبرى (٥/ ٣٤٢) Şeyhül-islam İbn Teymiyye Rahimehullah şöyle demiştir: "Zilhicce’nin on günü boyunca gece ve gündüz ibadetle meşgul olmak; canın ve malın kaybedilmediği bir cihaddan daha faziletlidir." (Mecmû’u’l-Fetâvâ el-Kübrâ, cilt 5, sayfa 342)
قال الله تعالى: ﴿أليس الله بأعلم بالشاكرين﴾ سمعت شيخ الإسلام ابن تيمية - رحمه الله - يقول: هم الذين يعرفون قدر نعمة الإيمان، ويشكرون الله عليها. ابن القيم | مدارج السالكين Allah şükredenleri en iyi bilen değil midir? (En'am 53) Şeyhül-islam İbn Teymiyye'nin şöyle dediğini işittim: Onlar, Allah'ın iman nimetinin kıymetini bilen ve bu nimet için Allah'a şükreden kimselerdir. (İbnul Kayyım, Medaricus Salikin)
ومن تدبر أحوال العالم وجد كل صلاح في الأرض فسببه توحيد الله وعبادته وطاعة رسوله صلى الله عليه وسلم وكل شر في العالم وفتنة وبلاء وقحط وتسليط عدو وغير ذلك فسببه مخالفة الرسول صلى الله عليه وسلم والدعوة إلى غير الله، ومن تدبر هذا حق التدبر وجد هذا الأمر كذلك. مجموع الفتاوى لشيخ الإسلام ابن تيمية جـ١٥صـ٢٥ Kim dünya hâllerini tefekkür ederse, yeryüzündeki her iyiliğin sebebinin Allah’ı birlemek (tevhid), O’na ibadet etmek ve Resûlü’ne (sallallahu aleyhi ve sellem) itaat etmek olduğunu görür. Dünyadaki her kötülük, fitne, bela, kıtlık, düşmanın musallat olması ve benzeri şeylerin sebebi ise, Resûl’e (sallallahu aleyhi ve sellem) muhalefet etmek ve Allah’tan başkasına davet etmektir. Kim bu meseleyi hakkıyla düşünürse, bunu gerçekten böyle bulur. (İbn Teymiyye Rahimehullah, Mecmûʿu’l-Fetâvâ, cilt 15, sayfa 25)
Allah da biliyor ya, ben onun gibi hayatı hoş yaşayan hiç kimse görmedim. Oysa o, geçim darlığı da çekiyordu, refah içerisinde de değildi. Üstelik hayatında hep hapishaneler, tehdit edilmeler, baskı ve zulümler vardı. Tüm bunlara rağmen o, hayatı en güzel yaşayan, gönlü en ferah, kalbi en güçlü ve en mutlu insandı. Mutluluğu ve huzuru yüzüne yansımıştı. Biz çok korktuğumuz, karamsar olduğumuz, yeryüzünün bize dar geldiği zamanlarda onun yanına giderdik. Ancak onda hiçbir olumsuz emare görmezdik. Sözünü dinlediğimizde sıkıntılarımızın hepsi giderdi ve kalbimizi bir inşirah, kuvvet, güven ve yakin kaplardı. (İbn Kayyım Rahimehullah'ın Şeyhü'l-İslam İbn Teymiyye Rahimehullah için söylediği sözler.) (El Vabilus Sayyib, s,106)
فالصادقون يدوم أمرهم والكذّابون ينقطع أمرهم، هذا أمر جرت به العادة وسنة الله التي لن تجد لها تبديلا. شرح العقيدة الأصفهانية لشيخ الإسلام ابن تيمية. "Sadıkların yolu daimidir, yalancıların düzeni ise bir yerde bozulur." "Bu, âdetin böylece işlediği bir durumdur ve Allah’ın asla değişmeyecek kanunudur." ("Şeyhülislâm İbn Teymiyye’nin İsfahânîyye Akîdesi'ne Yazdığı Şerh")
Bir kulun insanlar arasındaki değeri ve saygınlığı, onlara hiçbir şekilde muhtaç olmadığında en yüksek noktaya ulaşır. Nitekim şöyle denilmiştir: “Kime muhtaç olursan, onun esiri olursun; kimden müstağni olursan, onun dengi olursun; kime iyilik edersen, onun efendisi olursun.” Bir yudum su istemekle bile insanlara ihtiyaç duyduğunda, onların gözündeki kıymetin, ihtiyacın oranında azalır. Bu da, dinin yalnızca Allah’a ait olması ve O’na hiçbir şeyi ortak koşulmaması adına, Allah’ın hikmeti ve rahmetinin bir eseridir. İbn-i Teymiyye (rahimehullah)
Şeyhu'l-İslam İbn Teymiyye Rahimehullah şöyle dedi: "Arif kimse, hiç kimse de hakkı olduğunu düşünmez, başkasına üstün olduğunu görmez ve bu nedenle ne kınar ne de bir talepte bulunur."
Öyle insanlar vardır ki, eğer akıllarını kaybetselerdi (deli olsalardı), bu onlar için daha hayırlı olmuş olurdu! Çünkü delilikle birlikte kendilerinden dini sorumluluk kalkmış olur. Oysa bu kimseler akıllarını (kötüye kullanarak) küfre, fıska ve isyana sürüklenirler. -İbn Teymiyye Rahimehullah
ولا تقع فتنة إلا من ترك ما أمر الله به؛ فإنه سبحانه أمر بالحق وأمر بالصبر؛ فالفتنة إما من ترك الحق، وإما من ترك الصبر. - الاستقامة لشيخ الإسلام ابن تيمية جـ١صـ٣٩ “Fitne, Allah’ın emrettiği şeylerin terk edilmesinden başka bir sebeple ortaya çıkmaz. Zira O, (Allah) hakkı ve sabrı emretmiştir. Dolayısıyla fitne ya hakkın terkinden, ya da sabrın terkinden kaynaklanır.” — İbn Teymiyye Rahimehullah, el-İstikâme, Cilt 1, Sayfa 39
فجعل اللّٰه لأهل محبَّته علامتين : اتِّباع الرسول، والجهاد في سبيله ابن تيميِّة | مجموع الفتاوى (١٩١/١٠) Allah, kendisini sevenler için iki alamet belirlemiştir: Resûl’e uymak ve Allah yolunda cihad etmek. (İbn Teymiyye Rahimehullah | Mecmû‘u’l-Fetâvâ 10/191)
فإن من تعلم العلم الذي بعث الله به رسله وعلمه لوجه الله كان صديقا، ومن قاتل لتكون كلمة الله هي العليا وقتل كان شهيدا، ومن تصدق يبتغي بذلك وجه الله كان صالحا. ابن تيمية | الاستقامة ٢/٢٩٨ Kim Allah’ın rasulleriyle gönderdiği ilmi öğrenir ve onu Allah’ın vechini/rızâsını umarak öğretirse, o kimse sıddîktır. Kim Allah’ın kelimesi en yüce olsun diye savaşır ve bu yolda öldürülürse, o şehîddir. Kim Allah’ın rızâsını isteyerek (malını Allah yolunda) infâk ederse, o kimse sâlihtir. İbn Teymiyye | el-İstikâme 2/298
قال شيخ الإسلام رحمه الله: «وأما الدنيا فأمرها حقير و كبيرها صغير، و غاية أمرها يعود إلى الرياسة و المال و غاية ذي الرياسة أن يكون كفرعون الذي أغرقه اللهُ في اليمِّ انتقاما منه و غاية ذي المال أن يكون كقارون الذي خسف الله به الأرض فهو يتجلجل فيها إلى يوم القيامة» [المجموع ٢٨/٦١٦] İbn Teymiyye rahmetullahi aleyh şöyle demiştir: "Dünya hakir bir iştir; büyüğü küçüktür. Onun en nihai meselesi ise saltanat (yani baş olma, yönetim) ve mal kazanma arzusuna dayanır. Saltanat sahibi olanın en ileri gidebileceği yer, Allah’ın kendisinden intikam alarak denizde boğduğu Firavun’un makamıdır. Mal sahibi olanın ulaşabileceği son nokta ise, Allah’ın yerin dibine geçirdiği ve kıyamet gününe kadar yerin içinde çırpınmakta olan Karun’un hâlidir." (el-Mecmûʿ, 28/616)