- Последний пост
- 14 авг.
- Последнее чтение
- 15 авг.
- Постов за неделю
- 3
- Всего постов
- 22
- Тип
- открытый
- Язык
- und
- Категория
- Видео (по похожим)
- В каталоге с
- 13 авг.
- 1/24сутки в ленте
- 29
- 1/48двое суток
- 33
- 1/72трое суток
- 35
Оценка по просмотрам недавних постов: пост набирает почти всё за первые сутки.
Посты
Salat ve selam alemlere rahmet olarak gönderilene olsun أللهم صل وسلم على نبينا محمد
إذا قلت لصاحبك أنصت والإمام يخطب فقد لغوت Allah Rasulü (عليه الصلاة والسلام) dedi ki: "İmam hutbe verirken konuşan birine sus bile desen, boş konuşmuş olursun" el-Umm 1.cilt syf 233 ومن لم يسمع الخطبة أحببت له من الإنصات ما أحببته للمستمع وإذا كان لا يسمع من الخطبة شيئا فلا أكره أن يقرأ في نفسه ويذكر الله ولا يكلم الآدميين İmam Şafi'i (رحمه الله) dedi ki: "Kim hutbeyi işitmezse, işiten kimseye müstehab gördüğüm gibi, ona da susmayı müstehab görürüm. (Kişi) Hutbeden hiçbir şey işitmediğinde, içinden (Kur'an) okumasını ve Allah'ı zikretmesini kerih görmem. (Lakin hutbeyi işitmiyorsa dahi) insanlarla konuşmaz" el-Umm 1.cilt syf 234
أن المقصود بالقتال إنما هو الهداية والحكمة تقتضي ذلك فإن المقصود هداية الخلق ودعاؤهم إلى التوحيد وشرائع الإسلام Takiyuddin Subki (رحمه الله) dedi ki: “Savaştan (kafirlerle cihad etmekten) maksat, insanları hidayete ulaştırmaktır. Hikmette bunu gerektirir. Çünkü (cihattaki asıl) gaye, insanları hidayete ulaştırmak ve onları tevhid ve İslam şeriatına davet etmektir” Fetava’s-Subki 2.cilt syf 340
أما علمت أن الدنيا دار ابتلاء واختبار فإذا طلبت أغراضك ولم تصبري على ما ينافي مرادك فأين الابتلاء؟ İbn'ul-Cevzi (رحمه الله) dedi ki: “Dünyanın bir imtihan ve sınanma yeri olduğunu bilmez misin ? O halde maksatlarını/isteklerini elde etmeyi istediğinde, muradına aykırı olan şeylere sabretmezsen imtihan nerede kalır?” Sayd’ul-Hatır 1.cilt syf 220
Abdullah bin Ömer’den -Allah ondan ve babasından razı olsun- merfu olarak nakledildi ki, “Kim içki içerse, kırk gece namazı kabul edilmez” el-İman, Kasım Sellam syf 42
إن الله وملائكته يصلون على النبي يا أيها الذين آمنوا صلوا عليه وسلموا تسليما Allah (سبحانه وتعالى) dedi ki: "Muhakkak ki Allah (merhamet etmek) ve melekleri (de istiğfar dilemek sureti ile) Nebi’ye salat ederler. Ey iman edenler ! (Siz de) Ona salat (dua) edin ve teslimiyetle selam verin" Ahzab 56 اللهم صل وسلم على نبينا محمد
لعن المؤمن كقتله Allah Rasulü (عليه الصلاة والسلام) dedi ki: “Mumine lanet, onu öldürmek gibidir” Sahih, el-Buhari 6105
شارب الخمر كعابد اللات والعزى İbn Mes’ud (رضي الله عنه) dedi ki: “İçki içen, Lat ve Uzza’ya tapan gibidir” el-İman, Kasım bin Sellam syf 48
Her özlem kavuşmayı gerektirmez. Bazı özlemler, insanın doğru bildiği yoldan dönmemesi için sabırla taşınır.
الإجماع منعقد على تحريم لعنة معين من أهل الفضل İbn Teymiyye (رحمه الله) dedi ki: "Muayyen olarak fazilet ehlinden birine la'net etmek, mun'akid bir icma ile haramdır" Ref'ul-Melam syf 82
أما الحافظ الثاني فهو ابن حجر رحمه الله وابن حجر حسب ما بلغ علمي متذبذب في الواقع أحيانا يسلك مسلك السلف وأحيانا يمشي على طريقة التأويل التي هي في نظرنا تحريف مثل هذين الرجلين هل يمكن أن نقدح فيهما؟ أبدا لكننا لا نقبل خطأهما خطؤهما شيء واجتهادهما شيء آخر İbn Useymin (رحمه الله) dedi ki: "Hafız'us-Sani'ye -ki Allah ona merhamet etsin, o İbn Hacer'dir- gelince ; İbn Hacer ilmimin ulaştığı kadarıyla (diyebilirim ki) o kararsız/değişkendir. Bazen selefin yoluna uyar, bazen de bizim nazarımızda tahrih olan tevil yolunda yürür. (Peki buna rağmen) Bu iki adam (Nevevi ve İbn Hacer) gibileri hakkında kötü konuşmamız mümkün müdür ? Asla ! Lakin bununla beraber hatalarını da kabul etmeyiz. (Unutulmamalıdır ki) Hataları bir şeydir, ictihadları ise bambaşka bir şeydir" Şerh'ul-Erbein'en-Neveviyye 2.cilt syf 289
فالنووي لا نشك أن الرجل ناصح وأن له قدم صدق في الإسلام ويدل لذلك قبول مؤلفاته حتى إنك لا تجد مسجدا من مساجد المسلمين إلا ويقرأ فيه كتاب رياض الصالحين وهذا يدل على القبول ولا شك أنه ناصح ولكنه أخطأ في تأويل آيات الصفات حيث سلك فيها مسلك المؤولة فهل نقول إن الرجل مبتدع؟ نقول قوله بدعة لكن هو غير مبتدع لأنه في الحقيقة متأول والمتأول إذا أخطأ مع اجتهاده فله أجر فكيف نصفه بأنه مبتدع وننفر الناس منه İbn Useymin (رحمه الله) dedi ki: "Nevevi'ye gelince ; Biz onun nasuh ve İslam'da sadık duruşlu bir adam olduğunda şüphe etmiyoruz. Onun kitaplarının kabulü de buna delalet eder. Hatta müslümanların mescidlerden hiçbir mescid bulamazsın ki, onda 'Riyad'us-Salihin' okunuyor olmuş olmasın. Bu, onun (ümmet tarafından) kabulüne delalet eder. Onun nasuh olduğunda şüphemiz yoktur, velakin sıfatlar hususundaki ayetlerin tevilinde hata etmiştir. Çünkü o bu hususta tevil yoluna uymuştur. (Peki buna rağmen) Biz 'O adam (Nevevi) mubtedidir' diyor muyuz ? (Hayır) Biz diyoruz ki, onun sözü bidattir, lakin o mubtedi değildir. Çünkü o hakikatte muteevvildir. Muteevvil de ictihadında hata ederse, onun için bir ecir vardır. (Hal böyleyken) Nasıl onu mubtedi olarak vasfeder ve insanları ondan nefret ettirebiliriz ki?" Şerh'ul-Erbein'en-Neveviyye 2.cilt syf 288
قال رسول الله صلى الله عليه وسلم أتاني آت من ربي فأخبرني أو بشرني أنه من مات من أمتي لا يشرك بالله شيئا دخل الجنة قلت وإن زنى وإن سرق؟ قال وإن زنى وإن سرق Ebu Zerr (رضي الله عنه) dedi ki: "Allah Rasulü -Salat ve selam ona olsun- "Rabbim'den gelen (Cibril) bana geldi ve 'Ümmetimden Allah'a şirk koşmadan ölen cennete girecektir' diye bana haber verdi ya da müjdeledi" dedi. Ben 'Zina yapsa da hırsızlık yapsa da mı?' dedim. Allah Rasulü 'Zina yapsa da hırsızlık yapsa da' dedi" Sahih, el-Buhari 1237
إمام الأئمة أبو بكر السلمى النيسابورى المجتهد المطلق…….كالبحر يقذف للقريب جواهرا ... كرما ويبعث للغريب سحائبا Tacettin Subki (رحمه الله) dedi ki: “İmamların imamı, Ebu Bekir es-Sulemi en-Nisaburi (İbn Huzeyme), o mutlak bir müctehittir……………O deniz gibidir. Yakınındakilere cömertliğinden inciler sunar ; Uzağında olana ise bulutları gönderir" Tabakat'uş-Şafiiyye 3.cilt syf 109-110
أما قولك إن كيفية هذه الصفات وتشبيهها بما هو موجود في الخلق خطأ فإنا لا نقول إنه خطأ كما قلت بل هو عندنا كفر Osman bin Said (رحمه الله) dedi ki: "Senin 'Bu sıfatlara keyfiyet vermek ve onları kullarda mevcud olana benzetmek hatadır' sözüne gelince (ey muarız/cehmi) ; Biz senin söylediğin gibi 'Bu hatadır' demiyoruz, 'Bil'akis bu bizim yanımızda küfürdür' (diyoruz)" Nakd'ud-Darimi, ala'l-Merrisi syf 73
لا يمكن أن يفهم منه ما لا يليق بالله عز وجل من صفات النقص أو المماثلة بالمخلوقين İbn Useymin (رحمه الله) dedi ki: "(Hakeza hiç kimse için) Mümkün değildir ki, ondan (Allah'ın isim ve sıfatlarından) Allah azze ve celle’ye layık olmayan nakıslık ya da kulları temsil edecek şeyler (azalar) anlasın" Sünnet ve cemaat ehlinin akide ve amelde menheci syf 9
Sevgi aşağılanmaya sebeb olursa, onu terk etmek onuru muhafaza etmenin gereğidir.
هلك أبي وترك سبع بنات أو تسع بنات فتزوجت امرأة ثيبا فقال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم تزوجت يا جابر فقلت نعم فقال بكرا أم ثيبا قلت بل ثيبا قال فهلا جارية تلاعبها وتلاعبك وتضاحكها وتضاحكك فقلت له إن عبد الله هلك وترك بنات وإني كرهت أن أجيئهن بمثلهن فتزوجت امرأة تقوم عليهن وتصلحهن فقال بارك الله لك Cabir (رضي الله عنه) dedi ki: “Babam öldü ve geride yedi ya da dokuz kız evlat bıraktı. Ben de dul bir kadınla evlendim. Allah Rasulü -Salat ve selam ona olsun- bana ‘Ey Cabir ! Evlendin mi?’ dedi. Ben ‘Evet’ dedim. O ‘Bakire mi dul mu?’ dedi. Ben ‘Dul biriyle’ dedim. O ‘Bir kız ile evlenseydin de sen onunla oynasaydın, o da seninle oynasaydı; sen onu güldürseydin, o da seni güldürseydi ya’ dedi. Ona ‘(Babam) Abdullah öldü ve geride kız evlatlar bıraktı. Ben de onlar gibi tecrübesiz birini getirmek istemedim. (Bundan dolayı) Onlarla ilgilenecek ve onları ıslah edecek bir kadınla evlendim’ dedim. Bunun üzerine ‘Allah (evliliğini) sana mübarek kılsın’ dedi” Sahih, el-Buhari 5367
Yapılan her hatada vazgeçecek olan değil, hatalardan sonra kırmadan dökmeden gönül kurabilen mutlu olur.
وإن أغمي عليه وهو في الأذان لم يجز لغيره أن يبني عليه لأن الأذان من اثنين لا يحصل به المقصود لأن السامع يظنه على وجه اللهو واللعب فإن أفاق في الحال وبنى عليه جاز لأن المقصود يحصل Nevevi (رحمه الله) dedi ki: “Müezzin ezan okurken düşüp bayılırsa, başka birinin (kalanı) bina etmesi (ezana devam etmesi) caiz değildir. Çünkü ezanın iki kişiden meydana gelmesiyle (ezandan) beklenen maksat hasıl olmaz. Zira bunu işiten kimse, bunun oyun ve eğlence sebebiyle yapıldığını zannedebilir. Eğer bu kimse hemen ayılır ve (kalanı) bina ederse (devam ederse), caiz olur. Çünkü maksat hasıl olmuş olur” Mecmu’ 3.cilt syf 112