• العلـم نـور •
Статистика"من ظن أنه يستغني عن التعلم فليبكِ على نفسه" "Kendini öğrenmekten müstağni gören kimse kendi nefsine ağlasın! @ilimm_nur_bot Arapça kanalım ➡️ @arabic_tr YouTube ⬇️ https://youtube.com/@alilmnuur?si=2htziHfO17-omfkZ ٢٠٢٠/٠٢/٢١ 🌙
- Последний пост
- 30 июл.
- Последнее чтение
- 15 авг.
- Постов за неделю
- 0
- Всего постов
- 21
- Тип
- открытый
- Язык
- турецкий
- Категория
- Видео
- В каталоге с
- 13 авг.
- 1/24сутки в ленте
- 176
- 1/48двое суток
- 201
- 1/72трое суток
- 217
Оценка по просмотрам недавних постов: пост набирает почти всё за первые сутки.
Посты
видео или голосовое, без подписи
Bilgi için mesaj gönderin 🌸
Son olarak geceye şöyle güzel bir söz bırakalım. Rabbim bizleri de bu devrin ilim talebesi olan Saliha kadınlarından eylesin 🥰
WhatsApp'ta FITRATA DÖNÜŞ kanalını takip edin: https://whatsapp.com/channel/0029VbCy8Dq84OmIOs0Vhb2m
İlmi ve ehlini sevmenin önemi ⬇️ https://www.instagram.com/reel/DYLA9C3MWWD/?igsh=MXFrc2Zzc29vb3R1ZQ==
فضل طلب العلم 🤍
"اللَّهُمَّ إني أسألك الجنة وما قرَّب إليها من قول أو عمل، وأعوذ بك من النار وما قرب إليها من قول أو عمل"
🤍 اللهم آمين...
«Ey Usâme… Kalbini açıp baktın mı?» [Ebû Dâvud 2643] Kaç kere bir kişi hakkındaki zannının yanlış çıktığına şâhid oldun.. Ey Allah’ın kulu, mü’minler hakkında sûi zanda bulunmaktan sakın. Bu, kullara ancak sınama olarak kolaylaştırılmış bir duygudur. Allah’ın seni bilmediğinle sınadığı şeyde, -aslını yalnızca O’nun bildiği bir şeyde- nefsinin düşüncelerine teslim olmaktan, kalbinde sebepsiz yere bir müslüman için kötü zan taşımaktan, bunu dilinle açığa vurmaktan sakın. Belki onun durumunda sana gizli kalan bir şey vardır. Belki o senin bilmediğin, onun da aşikâr etmediği bir sıkıntı içindedir. Belki o senin şüphe ettiğin şeyden tamâmen beridir.. «Ey îmân edenler.. Zannın “çoğundan” uzak durun. Çünkü zannın bir kısmı (hak etmeyen kimse hakkındaki kötü zan), “günâh”tır. Birbirinizin kusurlarını araştırmayın. Birbirinizin gıybetini yapmayın. Biriniz, ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? İşte bundan tiksindiniz. O hâlde Allah’tan korkun. Muhakkak ki Allah, tevbeleri çokça kabul edendir, çokça merhamet edendir.» Hucurât: 12
اللهم إنك عفو كريم تحب العفو فاعف عنا...
• Ramazan’ın Son On Günü.. Bu mübârek ayın önemini bilmek için, belki de sadece şu hadis üzerinde derin düşünmemiz yeterlidir; Rasûlullah ﷺ buyurdu ki: «Ramazan’a girdiği hâlde, (günâhları) affedilmeden bu aydan çıkan kimsenin, burnu (onuru ve asâletine kinâyedir) sürtülsün.» Tirmizî 3545 Dolayısıyla kim taatte ciddiyet göstererek ve Allah’a ibâdet etmede hırs ve gayret ederek bu affı ve mağfireti talep etmezse, hiç şüphe yok ki o; bu ayda kaybedenlerden olmuştur. Öyleyse mü’min, bu ayda asla kaybetmemesi gerektiğini, bu ayı kazanmış olarak geçirmesi ve kazanmış olarak çıkması gerektiğinin farkında olmalı. Bu ise onun, bu günlerde Rasûlullah’ın ﷺ teşvik ettiği sâlih amellere yönelmeye çalışması ve günâhlardan da uzak durmasıyladır. İbâdete yönelemese bile, en azından günâh işlemekten çekinmesidir; ki bu ayda Allah indinde affolunmak kullara kolaylaştırılmışken, o gadabı celbeden bir hâl üzere olmasın ve böylece Allah’tan uzaklaştırılmasın. İşte son on gün, kullar için son ânlardır. Cennet’in kapıları hâlâ açıktır ve hâlâ her gece ateşten kurtuluşu yazılan kullar vardır. Son geceye dek Cennet için bir münâdî, bağışlanmayı uman kula şöyle seslenir: «Ey hayır dileyen! Gel! Ey şerr dileyen! Vazgeç!».. Geçmiş yirmi günü için pişmanlık duyan her kul, Allah’ın bu on günü geçmiş yirmi günden daha hayrlı kıldığını, önündeki günlerin bu ayın “en fazîletli” günleri olduğunu hatırlasın. Gerçek pişmanlık, taat mevsimi sona ermeden onun rahmet esintilerinden faydalanmak için çabalayan kulun çabasında kendisini gösterir. Geçmiş günlere hüzünlenmek, son on günü ibâdetle geçirmekten de kulu alıkoyar. Bu nedenle artık elimizdekine odaklanalım ve Allah’a gerçek sıdkımızı, O’na bu ‘en’ mübârek gecelerde yönelerek kanıtlamaya çalışalım. • Bu geceleri en güzel geçireceğimiz amel nedir? Şüphe yok ki, kul için kendisini Allah’a en yakın hissettiği, en lezzetle yaptığı amel, onun en güzel amelidir. Kimisi Kur’ân okuduğunda Allah’a kurbiyetinin arttığını hisseder. Kimisi ellerini açıp O’na duâ ettiği, ağlayarak O’ndan O’na sığındığı ve O’ndan rahmetini umduğunda bu yakınlığı hisseder. Kimisi günâhlarına pişmanlıkla Rabbiyle baş başa oturup, hüznü, sessiz tefekkürü ve kalbinin istiğfârıyla kendisini Allah’a yakınlaşmış hisseder. Kimisi uzun kıldığı namazlarla, kimisi verdiği sadakayla, kimisi Allah’ı tehlîl, tahmîd, tekbîr ve tesbîh etmesiyle O’na yakınlaştığını hisseder. Hiç şüphe yok ki, kul hangi ameliyle kalbinde Rabbine artan bir yakınlık görüyor ve ilâhî rahmeti kendisine daha yakın hissediyorsa, en çok o amel ile meşgûl olmaya baksın.. Zira ameldeki ihlâsın/samîmiyetin şiddeti ne kadar büyük olursa, o amelden elde edilen fayda ve mükâfât o kadar büyük olur. Kimisi ellerini açarak Allah’a yönelip istiğfâr ettiği tevbesinden akan gözyaşıyla bağışlanır. Kimisi okuduğu Kur’ân’dan duyduğu huşûdan akan gözyaşıyla.. Kimisi Allah yolunda daha fazlasını vermek isterken azımsadığı sadakasının akıttığı gözyaşıyla.. Kimisi secdesinde akıttığı, kimisi tefekkürle akıttığı gözyaşıyla bağışlanır. Kimisi ise, Allah için akıtamadığı bir gözyaşı bulamadığı ve kalbinin katılığından dolayı taşıdığı hüzünle bağışlanır. «Allah sizin dış görünüşünüze ve mallarınıza bakmaz. Fakat O, sizin “kalplerinize” ve “amellerinize” bakar.» Muslim 2564 «Allah, sizin kalplerinizde olanı bilir..» Ahzâb: 51 Bu on günde, Rabbine “kalbinle” gitmenden, O’na kalbinle yönelmenden, O’ndan kalbinle bağışlanma dilemenden, kalbinin hep O’nunla olması ve O’nun zikrinde kalması için O’ndan yardımını dilemenden, kalbine istikâmet vermesini ve ona îmânı ve sâlih amelleri sevdirmesini istemenden, kalbini bütün günâhlardan uzaklaştırıp küfr ve isyânı ona çirkin göstermesi için duâ etmenden.. belki de daha muhtaç olduğumuz bir amel yoktur.. Bu nedenle işe bununla, kalbimizin ıslâhıyla, kalbimizi rezillikten arındırıp ulvî bir makâma sürüklemeyle başlayalım. Bundan sonra kapılar bize açılacaktır… Allah bizi bu on gün ve gecede her türlü hayra muvaffak kılsın, bizi Kadir Gecesini idrâk eden ve onda Allah’ın en sevdiği, en yüce menzile eriştirdiği kullarından kılsın.
Ramazan ayı girdiğinde: Tabiin’den Yahya bin Ebi Kesir ve Mekhul eş-Şami, Ramazan ayı girdiğinde şöyle derlerdi: اللَّهُمَّ سَلِّمْنِي لِرَمَضَانَ، وَسَلِّمْ رَمَضَانَ لِي، وَتَسَلَّمْهُ مِنِّي مُتَقَبَّلًا Allah’ım beni ramazan için selametli kıl, ramazanı da benim için selametli kıl ve onu benden kabul eyle. Hılyetu’l Evliya 3/69, Kitabu’d Dua et-Taberani 1/284 Allah’ım beni ramazan için selametli kıl, yani: Beni afiyetle Ramazan’a girdir ki, onu oruç tutarak ve kıyam ederek ihya edeyim. Ramazanı da benim için selametli kıl, yani: Ramazan ayını, orucumu bozan ve ifsad eden şeylerden koru, muhafaza et. اللهم آمين...
İmâm Ahmed dedi ki: “Nice bakışlar vardır ki, sâhibinin kalbinde büyük huzursuzluklar bırakmıştır.” Göz eğrilik içindeyken kalp istikâmeti bulamaz.
Gözlerini Arındır | diraase.pdf
•| Gözleri Harâmdan Korumak Elhamdulillah, Ramazan’dan önce yayınlamayı umduğum “harâm bakış” hakkındaki dosyayı tamamlamayı Allah nasîb etti. Harâma bakmanın normalleştiği, kimisi içinse bağımlılığa döndüğü bu zor zamanda, bu günâhın şerrini ve ondan sıyrılmak için vakit kaybetmemek gerektiğini hatırlatmak bâbında hazırladığım bu çalışmanın, mübârek Ramazan ayından önce Müslümanlar arasında yayılmasına vesîle olmanızı ricâ ediyorum. Allah hazırlayan, okuyan ve paylaşan her kimse için faydalı kılsın. #makale
Seleften biri dedi ki: “Sen çocuğuna Kur’anı öğret, Kur’an ona her şeyi öğretecektir.”
İlişkileri en çok bozan şey kötü zandır, bu yüzden Allah ilişkilerde yaratacağı sorunlardan dolayı her türlü kötü zandan bizleri sakındırmıştır. Allah عز وجل buyuruyor ki: Ey iman edenler! Zannın çoğundan sakının; çünkü bazı zanlar günahtır. (Hucurat, 12) Ebu Kılabe Abdullah İbn Zeyd el-Curmi dedi ki: Kardeşin hakkında çirkin gördüğün bir şey sana ulaştığında onun için mazeret bulmaya çalış! Eğer bir mazeret bulamazsan kendine de ki: "Belki kardeşimin benim bilmediğim bir mazereti vardır." Hilyetu'l Evliya 2/280
https://t.me/yenidun
Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: "Allah Teâlâ, bana farzların ikâmesini emrettiği gibi, insanlara lutuf ve merhametle muâmele edip yumuşak söz söyleyerek onların kalpleri arasında muhabbet filizleri yeşertmemi de emretti." Süyüti, el-Cămiu's-Sağīr, Kahire 1321/1903, Matbaatü'l-Hayriyye, 1, 59/1695.
🤍 يا معشر الشباب إعملوا، فإنما العمل في الشباب... Ey gençler çalışın, muhakkak çalışma gençliktedir...