tgindex
el-Burhân
@elburhaanВидеотурецкий

قُلۡ هَاتُوا۟ بُرۡهَـٰنَكُمۡ İletişim: @elburhaanbot

Последний пост
10 авг.
Последнее чтение
15 авг.
Постов за неделю
2
Всего постов
21
Тип
открытый
Язык
турецкий
Категория
Видео (по похожим)
В каталоге с
13 авг.
Подписчики
982
+3 за 3 дн.
Сутки
0
0,00%
Неделя
 
Месяц
 
Просмотров на пост
619
21 постов
Вовлечённость
63,0%
к подписчикам
Постов в день
0,3
всего 21
Упоминаний
1
каналов
Охват размещения
оценка
1/24сутки в ленте
131
1/48двое суток
150
1/72трое суток
161

Оценка по просмотрам недавних постов: пост набирает почти всё за первые сутки.

Посты

  • 10 авг.14854из ehluleser

    без подписи

  • 10 авг.14971из ehluleser

    Şirk ve Bidat Kitaplarını Satmanın Hükmü

  • 4 авг.43282из menhecdersleri

    https://youtu.be/Q_s_NeNYgcU

  • Seleften nasihatlar Ebu Derda radiyallahu anhu dedi ki: ومن كثر خصومته: لم يسلم دينه Kimin tartışması çok olursa, onun dini selamette olmaz [Ahmed - ez-Zuhd, onüçüncü cüz 21]

  • 29 июл.646141из tezkiratun

    Ebu Şeyh'in 'el Azame' kitabının okumasını özel bir meclise has olarak başlatmıştık. Lakin bizi takip eden değerli takipçilerimizin bu güzide eserden mahrum kalmasına gönlümüz el vermedi. İşte kitabın mukaddimesini siz değerli takipçilerimiz ile paylaşarak bu silsileyi başlatmış bulunuyoruz. Kitaba giriş yapmadan bu mukaddimeyi kitabın daha iyi idrak edilmesi için uygun gördüm. Kalbi olan kullar için gerçekten değeri çok büyük bir silsile olacağını umduk. Yüce Allah önce bizleri sonra siz değerli takipçilerimizi faydalandırsın. (Not: Bu meclisin kaydı alınmadığı için ses kaydında kopukluklar mevcut. Fakat bundan sonraki meclislerin kaydı temiz bir şekilde alınmıştır..)

  • 24 июл.636193из mekayid

    BİRİNCİ BÖLÜM VE BİRİNCİ FASIL: VESVESENİN HAKİKATİ | VESVESENİN TARİFİ VE ONUN ŞEYTANDAN OLDUĞU Bil ki (Allah seni muvaffak kılsın ve doğrultsun) vesvese, Arapların dilindeki asıl itibarıyla, neredeyse açıkça anlaşılmayan, gizli ve tekrar eden sestir. Şeytanın kalbe attığı şey de bu cinsten olduğu için gizli, ısrarlı ve tekrarlanan bir şey olduğu için şeytan, "vesvâs" diye isimlendirilmiştir. Çünkü bu onun adeti ve işidir. Onun kalpteki tesiri, kurduğu bir delille veya ortaya koyduğu bir burhanla değil; tekrar ve ısrar iledir. Zira "vesvese" kelimesi, aslında tekrar bulunan kelimelerdendir. Çünkü vav ve sin harfleri tekrarlanmıştır; "zelzele" ve "celcele" kelimelerinde olduğu gibi. Arap kelamında yapının tekrarı, mananın tekrarına delalet eder. Böylece lafzın kendisi, vesvesenin tekrar eden ve ısrarcı bir düşünce olduğuna delalet eder. Bir defa gelip kesilmez onun işi dönüp gelmek ve ısrar etmektir. Bu vesvese bazen nefse nispet edilir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Şüphesiz insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne vesvese verdiğini biliriz. Kaf 16 Bazen de şeytana nispet edilir. Bizim meselemizin asıl üzerinde döndüğü vesvese de budur. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: De ki: İnsanların Rabbine, insanların Melikine, insanların İlâhına sığınırım. O sinsi vesvesecinin şerrinden.. o ki insanların göğüslerine vesvese verir. Cinlerden ve insanlardan. Böylece Allah Subhânehu ve Teala haber verdi ki, bu vesvese veren düşman cinlerden de olur, insanlardan da olur. Nasıl ki cinlerin, göğüslere vesvese atan şeytanları varsa, insanların da aldatmak için süslü sözlerle vesvese veren şeytanları vardır. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: İşte böylece biz her peygambere insan ve cin şeytanlarını düşman kıldık. Onların bir kısmı diğer kısmına aldatmak için yaldızlı sözler fısıldar. Allah Teâlâ'nın şu sözü hakkında: "el-vesvâsi'l-hannâs" İbn Abbas'tan şöyle geldiği nakledilmiştir: Şeytan Ademoğlunun kalbi üzerine çökmüş vaziyettedir. Kul dalar ve gaflet ederse vesvese verir, Allah'ı zikrederse geri çekilir. Bu eserde büyük bir asıl vardır. Her müptelanın bunu düşünmesi ve akletmesi gerekir. Çünkü "hunûs", Arap kelamında geri durmak, büzülmek ve gizlenmek demektir. Böylece haber verilmiştir ki, düşman ancak kalp Rabbini zikretmekten gafil olduğunda ona yol bulur. Kul kalbini zikirle imar edince şeytan geri çekilir, uzaklaşır, büzülür ve kalbe girecek bir geçit bulamaz. Müptela kimse, hastalığının ilacının önünde hazır bulunduğunu (ki o da Allah Teâlâ'yı zikretmektir) bildiği zaman, işi ona hafifler ve ümidi güçlenir.

  • 23 июл.540195из elburhaan

    Abdullah ibn İsa رحمه الله dedi ki: «أخْبِرتُ أنّه مَن قرأ ﴿حم﴾ الدُّخَان ليلة الجمعة إيمانا وتصديقا بها: أصبحَ مغفورا له» Bana cuma gecesi {Hâ-mîm} ed-Duhân suresini iman edip ona inanarak okuyanın mağfiret edilmiş olarak sabahlayacağı haber edildi. ed-Dârimî, el-Musned 3463

  • 22 июл.1 123164

    Selefin yanında Uluvv meselesi ve buna dair Kaideler İmam Ebu Said ed-Darimî "er-Reddu ale'l-Cehmiyye" isimli kitabında diyor ki: باب استواء الرب تبارك وتعالى على العرش وارتفاعه إلى السماء، وبينونته من الخلق Rabb'in - tebarake ve teâlâ - arşa istivası, semaya yükselmesi ve yarattıklarından ayrı oluşu babı وهو أيضا مما أنكروه Bu da Cehmiyye'nin inkâr ettiği şeylerden. ● İmam burada "bu da" diyor, çünkü bunun öncesinde Cehmiyye'nin arş hakkında ki inançlarını, onların arşa ve arş ile ilgili ayetleri (sözde) tasdik ettiklerine, tevilinde ise onu ilim ehlinin tevil ettiğinden başka şeylere tevil ettiklerini; bunun aslında inkâr olduğunu ispat ediyor. ● Bunun devamında İmam arşa istiva, semada olma ve semadan yönetme, tenzil ve yanına yükseltme ile ilgili birtakım ayetler zikredip diyor ki: أقرت هذه العصابة بهذه الآيات بألسنتها، وادعوا الإيمان بها، ثم نقضوا دعواهم بدعوى غيرها، فقالوا: الله في كل مكان، لا يخلو منه مكان. قلنا: قد نقضتم دعواكم بالإيمان باستواء الرب على عرشه، إذ ادعيتم أنه في كل مكان. Bu çete (Cehmiyye fırkası) bu ayetleri dilleri ile ikrar edip, ona iman ettiklerini iddia ettiler, sonra da iddialarını başka bir iddia ile bozdular ve dediler ki: "Allah her yerdedir, hiçbir yer ondan hâli değildir." Deriz ki: Siz Allah'ın her yerde olduğunu iddia ettiğinizde Rabbin arşına istiva ettiğine iman etme iddianızı bozdunuz. Anlıyoruz ki: Allah'ın - hâşâ - her yerde olması inancı ve iddiası; Allah'ın istivasına imanı bozan bir unsurdur. İmam Ahmed "er-Reddu ale'l-Cehmiyye ve'z-Zenâdıka (144)"da dedi ki: [الرد على الجهمية في زعمهم أن الله في كل مكان] فقلنا: قد عرف المسلمون أماكن كثيرة ليس فيها من عظمة الرب شيء. فقالوا: أي مكان؟ فقلنا: أجسامكم وأجوافكم وأجواف الخنازير والحشوش، والأماكن القذرة ليس فيها من عظمة الرب شيء [Cehmiyye'ye; onların Allah'ın her yerde olması iddialarında reddiye] Dedik ki: Müslümanlar Rabbin azametinden bir şeyin bulunmadığı çok yer biliyor! Dediler ki: "Hangi yer?" Biz de dedik ki: Cisimleriniz, iç boşluklarınız, domuzların içi, helâlar ve (her türlü) kirli yerler; oralarda Rabbin azametinden bir şey yoktur.

  • Allah teala buyuruyor ki: {أَكُفَّارُكُمۡ خَیۡرࣱ مِّنۡ أُو۟لَـٰۤىِٕكُمۡ أَمۡ لَكُم بَرَاۤءَةࣱ فِی ٱلزُّبُرِ} Sizin kafirleriniz o (önce ki ümmetlerin kafirlerinden) daha mı hayırlı? Yoksa kitaplarda bir beraatınız mı var? [el-Kamer 43]

  • без подписи

  • Bidat ehlinin bile bozulması el-Malati; Harici Harura ehlini, ümmete olan tekfirlerini ve sünnete olan muhalefetlerini vasfettikten sonra onlar hakkında dedi ki: وهم أصحاب خيل وشجاعة Onlar at sahibi ve cesaret ehliler Zikredilen usulsüzlükleri, Selefe olan muhalefetleri ise bugünün haricilerinde hala görünmekte. Ancak bir hasletleri değişmiş vaziyette; Günümüz haricileri kadınlaşmış, kadınların ahlakını benimsemişler sanki. Cesaret ehli olmaktan veya erkeklikten eser kalmamış t.me/elburhaan

  • 17 июл.48016из Menheccocuk

    Menhec Çocuk ile Kısa Sureler | Nas Suresi

  • قَالَ سَمِعْتُ طَلْحَةَ بْنَ خِرَاشٍ، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ لَقِيَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لِي ‏"‏ يَا جَابِرُ مَا لِي أَرَاكَ مُنْكَسِرًا ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ اسْتُشْهِدَ أَبِي قُتِلَ يَوْمَ أُحُدٍ وَتَرَكَ عِيَالاً وَدَيْنًا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَفَلاَ أُبَشِّرُكَ بِمَا لَقِيَ اللَّهُ بِهِ أَبَاكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ مَا كَلَّمَ اللَّهُ أَحَدًا قَطُّ إِلاَّ مِنْ وَرَاءِ حِجَابٍ وَأَحْيَا أَبَاكَ فَكَلَّمَهُ كِفَاحًا فَقَالَ يَا عَبْدِي تَمَنَّ عَلَىَّ أُعْطِكَ ‏.‏ قَالَ يَا رَبِّ تُحْيِينِي فَأُقْتَلَ فِيكَ ثَانِيةً ‏.‏ قَالَ الرَّبُّ عَزَّ وَجَلَّ إِنَّهُ قَدْ سَبَقَ مِنِّي أَنَّهُمْ إِلَيْهَا لاَ يُرْجَعُونَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَأُنْزِلَتْ هَذِهِ الآيَةُ ‏:‏ ‏(‏وَلَاَ تَحْسَبَنَّ الَّذِينَ قُتِلُوا فِي سَبِيلِ اللَّهِ أَمْوَاتًا ‏)‏ الآيَةَ Cabir ibn Abdullah - radiyallahu anhuma - diyor ki: Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile karşılaştım ve bana dedi ki:" Ey Cabir! Ne oluyor da seni kırgın görüyorum?" Dedim ki:" Ey Allahın Rasulu! Babam Uhud günü öldürülüp şehit oldu, arkasında ise aile ve borç bıraktı." Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki:" Sana Allahın babanı ne ile karşıladığının müjdesini vermeyeyim mi?" Dedim ki "Ver ey Allahın Rasulu." Dedi ki:" Allah konuştuğu herkese perdenin arkasından konuşmuştur. Babanı ise diriltti ve onunla yüzyüze konuşup dedi ki:' Ey kulum! Benden iste sana vereyim!' Dedi ki:' Ya Rabbi! Beni dirilt tekrar senin yolunda öldürüleyim!' Rabb azze ve celle ise dedi ki:' Ben öncesinde onların (dünyaya) tekrar döndürülmeyeceklerini söyledim.'" Sonra şu ayet indirildi: {Sen Allah yolunda katledilenleri ölmüş sanma} [et-Tirmizi, el-Câmi' 3010]

  • 15 июл.554173из menhecdersleri

    Safer ayı 1448.

  • 15 июл.509173из tezkiratun

    Bizler bu dünyaya ait değiliz.. t.me/tezkiratun

  • حدثنا الحضرمي، حدثنا ضرار، حدثنا يحيى بن آدم، عن أبي اسرائيل، عن عطاء بن السائب عن أبي الاحوص عن عبد الله، قال: «تذاكروا الحديث، فإن حياته مذاكرته» Bize Hadramî tahdis etti, Bize Dirâr tahdis etti, Bize Yahyâ b. Âdem tahdis etti, O Ebu İsrâil'den, O Ata b. Es-Saib'ten, O da Ebu Ahves'ten, Abdullah dedi ki: "Hadisi müzakere ediniz, Onun canlılığı (hayatı): Onu müzakere etmektedir." [el-Muhaddis'ul-Fasil s.546]

  • 8 июл.548225из Menheccocuk

    Sevgili Küçük Müslüman! Allah Teâlâ seni çok seviyor ve güzel ahlâklı bir kul olarak yetişmeni istiyor. Peygamber Efendimiz ﷺ de bizlere doğruluğu, merhameti, edebi, sabrı ve güzel davranışları öğretti. Bu kitapçık, her gün biraz daha güzel ahlâklı olman için hazırlandı. Burada okuyacağın âyetler, hadisler ve kısa açıklamalar sana hayatın boyunca yol gösterecek inşâAllah. Unutma! Güzel ahlâk, sadece öğrendiğimiz değil, yaşadığımız zaman değer kazanan bir hazinedir. Her öğrendiğini önce kendin uygulamaya çalış. Küçük adımlarla başlayan güzellikler, Allah'ın izniyle büyük iyiliklere dönüşür. Rabbimizden dileğimiz; seni Kur'ân'ı seven, sünnete sımsıkı sarılan, anne babasına iyilik eden, insanlara faydalı ve güzel ahlâklı bir Müslüman olarak yetiştirmesidir. Allah seni hayırda daim kılsın ve ilmine bereket versin. Âmin. Menhec Çocuk Selefin menheciyle çocuk eğitimi

  • 8 июл.47941из Menheccocuk

    без подписи

  • 7 июл.946296

    Muvahhide Cinniye Harun ibn Abdullah es-Simsar dedi ki: مرَّ بي أحمد بن نصر بن حمزةَ الخزاعي المقتول في القرآن، وإنه في دكاني بباب الطاق نصف النهار، فجلس يستريح، إذ صُرع رجلٌ فقام أحمد فغطَّى رأسه ليقرأ عليه، فإذا الجنيةُ تقول من جوفه :ويا أبا عبد الله، دعني فإنه يقول: القرآن مخلوق. فقال: اخنقيه يا سُنيَّةُ، اخنقيه يا سُنيَّة. Kuran (davasından) öldürülen Ahmed ibn Nasr ibn Hamza el-Huzai öğlen vakti yanıma uğrayıp Bâb-ı Tâk'da ki dükkanımda dinlenmek için oturdu. Aniden bir adam (nöbet geçirerek) yere yıkılınca Ahmed kalkıp onu okumak için (adamın) başını örttü. O sırada adamın içinden dişi bir cin seslenerek dedi ki:" Ey ebu Abdullah! Beni bırak, çünkü o "Kuran mahluktur" diyor!" Ahmed el-Huzai da dedi ki:" Boğ onu ey Sünniye! Boğ onu ey Sünniye!" [İbn Batta, el-İbane 2435] t.me/elburhaan

  • 5 июл.742224

    Edep ve Haya عن عُروة، عن عائشة، قالت: جاءت فاطمة بنت عُتبة بن ربيعة إلى رسول الله ﷺ لتُبايعه، فأخذ عليهن الآية: ﴿أن لا يشركن بالله شيئًا﴾، فلمّا ذكر الزنا وضعتْ يدها على رأسها حياءً، فأَعجب رسولَ الله ﷺ ذلك مِن أمرها. قالت عائشة: قولي ذلك، فما بايعنا رسول الله ﷺ إلا على ذلك، قالت: فنعم إذًا Müminlerin annesi Aişe - radiyallahu anha - dedi ki: Fatima bint Rabia, biat etme üzere Rasulullahın - sallallahu aleyhi ve sellen - yanına geldi. O da ona şu ayeti şart koştu: {Allaha hiç birşeyi ortak koşmamaları(, hırsızlık yapmamaları, zina etmemeleri)...}. Zinayı zikrettiğinde hayasından elini başına koydu, bu davranışı ise Rasulullahın - sallallahu aleyhi ve sellem - hoşuna gitti. Aişe (ona) dedi ki:" O (şartı) ikrar et, çünkü biz Rasulullaha - sallallahu aleyhi ve sellem - ancak bunun üzere biat ettik." Fatima da dedi ki:" Peki o zaman." [İshak ibn Rahuye, el-Musned 898]