tgindex
Selefin izinde Ashabu'l Âsar

Selefin izinde Ashabu'l Âsar

Статистика
@AshabulEser56Видеотурецкий

Muhammed b. Sirin (rahimehullah) dedi ki "Kişi esere uyduğu sürece doğru yol üzeredir." {Sunen ed- Darimi, 1} Deşifre kanalı ➡️ https://t.me/AshabulSunnah

Последний пост
12 авг.
Последнее чтение
14 авг.
Постов за неделю
2
Всего постов
21
Тип
открытый
Язык
турецкий
Категория
Видео (по похожим)
В каталоге с
13 авг.
Подписчики
897
0 за 3 дн.
Сутки
+1
+0,11%
Неделя
 
Месяц
 
Просмотров на пост
474
21 постов
Вовлечённость
52,8%
к подписчикам
Постов в день
0,3
всего 21
Упоминаний
1
каналов
Охват размещения
оценка
1/24сутки в ленте
144
1/48двое суток
165
1/72трое суток
177

Оценка по просмотрам недавних постов: пост набирает почти всё за первые сутки.

Посты

  • و قال الأوزعي: قال إبليس لأ وليائه من أين تأتون بني آدم؟ فقالوا: من كل. قال: فهل تأتونهم من قبل الاستغفار ؟ قالوا: إن ذلك لشئ ما نطيقه : إنهم لمقرون بالتوحيد. قال: لا تينهم من باب لا يستغرون الله منه. قال: فبث فيهم الأهواء والبدع. İmâm Evzâî 🌟 şöyle demiştir: İblis dostlarına, "Ademoğullarına nereden yaklaşacaksınız?" diye sordu. Onlar da, "Her yerden." diye cevap verdiler. "Onlara istiğfar yönünden yaklaşacakmısınız?" diye sordu. "Bu bizim yapabileceğimiz bir şey değildir, onlar tevhîdi ikrar ediyorlar" diye cevap verdiler. Bunun üzerine o, "Onlara Allah'tan kendisi için bağışlanma dilemeyecekleri bir şey tarafından yaklaşacağım, bunu yapacağım!" dedi. Sonra onların arasında hevâ ve bid'atleri yaydı. (İbn batta el-İbânetu's Suğra; 101.)

  • ...Bugün dara düşsen yardım edecek hiçbir kimseyi bulamaz olursun. Dostluklar ne varsa ne yoksa karşılıklı menfi çıkarlar üzere kurulu olduğunu gördüm. Gördüm ki, dün gülen bir yüzün ardında farklı bir yüz varmış. Denilir ki, dostun dahi olsa hayr görmediğin kişiden uzaklaş, Anladım ki Allah'tan başka hiçbir kimsen yokmuş, Ohalde insanları bırak! yalnızca Rabbine yönel...

  • قال التابعي أبو حازم سلمة بن دينار رحمه الله: اشتدت مؤنة الدين والدنيا ! قيل: وكيف ؟! قال: أما الدين فلا تجد عليه أعوانًا، وأما الدنيا فلا تمد يدك إلى شيء منها إلا وجدت فاجرًا قد سبقك إليه. تهذيب الكمال ٢٧٥/١١ Tâbiin Ebu Hazim Seleme bin Dinar, rahimehUllah dediki: Dinin ve dünyanın meşakkati arttı! Denildi ki: Nasıl? Dedi ki: Dinde sana arka çıkacak, destek olacak kimseyi bulamaz oldun. Dünyaya gelince, hangi işe elini atsan bir ahlaksızın erken davranıp seni geçtiğini görüyorsun. (tehzib el-Kemal, 11/275)

  • 6 авг.336из AshabulEser56

    🤩 İmam Şafii (🌟) dedi ki: “Allah Rasulu'ne ﷺ her hâldeyken salât etmeyi severim. Cuma günü ve gecesinde salât etmek ise daha da şiddetli bir mustehaptır.” 📚 Kitabu'l Umm, İmam Şafii اللّهم صلّ وسلّم على نبينا محمد

  • 🟩 Ebu Ca'fer en-Nehhas Umdetu'l Kitab adlı eserinin mukaddimesinde şöyle diyor: ولو كان من لا يُحسن يمسك عن الطعن على من يحسن ... لكان أقرب لعذره "Şayet (bir işi) iyi yapamayan kişi, (o işi) iyi yapan kişiye dil uzatmaktan geri dursaydı, bu onun mazur görülmesine daha yakın olurdu." ---------------------------------- İlimde böyledir. Ehli olmayanlarda konuşu verdi. Böylece İslam'da büyük bir gedik açtılar. Hem saptı hemde saptırdı. Bakın günümüzdeki mikrafonu eline almış davetçi konumdaki insanlara, hiçbirinde Öncekilerin (Selefin) usulünü göremezsiniz. Neden? Çünkü Her yeni gelen muasırların fikri ile kitap yazdı böylece Rasulullah'ın (➡️) ve Ashâbı'nın (👍) Eserleri terkedildi. Avam kısım Cahilleri el üstünde tuttu, Sünnet ve Eser ehli ise kendi beldelerinde yanlız kaldı ve aşşağılandılar hakir hor görüldüler. Yetmezmiş gibi Tabiin ve Tebe'u't-tâbi'în alimlerine kadar dil uzatıldı. Bu günümüzde küfrün beldelerinde yaşamış olduğumuz başa gelmiş en büyük beladır ki, Sünnet ehli Alimlerin olmaması, Cahillerin öne geçirilip  önder sayılmaları, konuşma hakkı olmaları sebebiyle nekadar şerli bir zamanda olduğumuzu gösterir. Allah'tan af ve afiyet emniyet dinimizde sebat diliyoruz.

  • أعلم أني أرى أن الموت اليوم كرامة لكل مسلم لقي الله على السُنة فإنا لله وإنا إليه راجعون فإلى الله نشكو وحشتنا وذهاب الأخوان وقلة الأعوان وظهور البدع وإلى الله نشكو عظيم ما حل بهذه الأمة من ذهاب العلماء وأهل السُنة وظهور البدع. Abdullah ibnu'l Mübarek dedi ki; "Bil ki ölüm buqün Allah'a sünnet üzere kavuşan her müslüman için bir kerâmettir. Şüphesiz biz Allah'a aidiz ve mutlaka O'na döneceğiz. Yalnızlığımızı, kardeşlerin gitmiş olmasını, yardımcımızın olmayışını, bidatlerin yayılmasını Allah'a şikâyet ediyoruz. Bu ümmetin başına qelen büyük belâyı Allah'a şikâyet ediyoruz. Bu belâ: Alimlerin ve sünnet ehlinin gitmesi, bidatlerin de yayılmasıdır." [  İbn Vaddâh el-Bid'ah, 97 ]

  • İmam Ahmed bin Hanbel rahimehullah dedi ki: إنْ صَحَّتْ نِيَّتُكَ لَمْ تُبَالِ. ‎Eğer niyetin doğru/sahih olursa, (insanlara ve onların tepkilerine) aldırış etmezsin. El-Emri bi’l Ma’ruf ve’n Nehyi ani’l Munker el-Hallâl, 1/35

  • وَسَخَّرَ لَكُمُ الشَّمْسَ وَالْقَمَرَ دَٓائِبَيْنِۚ وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيْلَ وَالنَّهَارَۚ Güneş’i ve Ay’ı alışılagelmiş hâlleriyle emrinize amade kılan, geceyi ve gündüzü hizmetinize sunan da (Allah’tır). وَاٰتٰيكُمْ مِنْ كُلِّ مَا سَاَلْتُمُوهُۜ وَاِنْ تَعُدُّوا نِعْمَتَ اللّٰهِ لَا تُحْصُوهَاۜ اِنَّ الْاِنْسَانَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ۟ O’ndan istediğiniz her şeyi size vermiştir. Şayet Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız, O’nun nimetlerini saymakla bitiremezsiniz. Şüphesiz ki insan, çokça zulmeden ve pek nankör bir varlıktır. 📖[Surah İbrâhim]

  • Ebu'l Fadl el-Abbas b. Muhammed el-khurasani şu beyti inşâd etmiştir: رحلت اطلب أصل الْعِلْمِ مُجْتَهِدا .... وزينة الْمَرْءِ فِي الدُّنْيَا الْأَحَادِيث لا يَطْلُبُ الْعِلْمَ إِلَّا بَازِلُ ذَكَرُ وَلَيْسَ يَبْغِضُهُ إِلَّا الْمَخَانِيتُ لا تَعْجَبَنَّ بِمَالٍ سَوْفَ تَتْرُكُهُ فَإِنَّمَا هَذِهِ الدُّنْيَا مَوَارِيثُ 🖍İlmin aslını öğrenmek maksadıyla yolculuk ettim. Bir kimsenin bu dünyadaki süsü, zineti hadislerdir. Ilmi (hadisi) ancak onun uğrunda her türlü çileyi göğüsleyen talep eder. Onu ancak rahatlık ve hareketsizlik rahatsız eder, kızdırır. Mal seni şaşırtmasın, Sen onu bir gün terk edeceksin. Bu dünya ancak başkalarına bırakılacak bir mirastır. 🤎[{er-Rıhle fî Talebi'l Hadîs sy.39}]

  • مُغِيرَةَ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، خَتَنِ مَالِكِ بْنِ دِينَارٍ، قَالَ كَانَ مَالِكُ بْنُ دِينَارٍ يَقُولُ لِي احْفَظْ عَنِّي كُلِّ أَخِ وَجِلِّيسِ وَصَاحِبِ لَا تَسْتَفِيدُ مِنْهُ خَيْرًا فِي أَمْرِ دِينِكَ، فَفِرٌ مِنْهُ.. ابن أبي الدنيا العزلة والانفراد ١٥٠ أبو نعيم الإصفهاني حلية الأولياء ٢/٣٧٢ Mâlîk Bin Dînâr'ın damadı Muğîre Bin Ebî Sâlih der ki; Mâlîk Bin Dînâr bana dedi ki: 📤"Bu nasihatimi aklında tut ve din konusunda hayır görmediğin kişi dostun ve kardeşin bile olsa ondan uzaklaş.." 🔺İbn Ebî'd Dünyâ, el Uzle Ve'l İnfirâd no 150

  • Şair diyordu ki: Dostlar beni unuttu, küçük bir topluluk müstesna... Onlar da yarın diğerlerine katılacak ve (benden) yüz çevirecekler. Ahdi üzere (sözünde) duran kim var ki? Gerçek şu ki onlar, (Dostluk) iddiaları çok olsa da, sayıca ne kadar da azdırlar! Gözümü çevirip (etrafıma) bakıyorum da, nimet (ve menfaat) nereye yönelirse, Oraya meyleden bir dosttan başkasını göremiyorum. Bütün dostlar mı böyle insafsızdır? Ve her devir mi kerem sahibi (asil) insanlar hususunda böylesine cimridir? İnsanların sözlerini sayfalarca inceledim de, Zamandan şikayet etmeyen tek bir kişiye rastlayamadım. Evet, dünya ihanete ve vefasızlığa öyle bir çağrıda bulundu ki, Âlim de cahil de o çağrıya icabet etti. *Alıntı

  • Şair özetle diyordu ki: Görüntüsü ağır gelen (seni üzen) şeyi gözüne kolaylaştır (hafiflet), Çünkü gözün uyanıklığı (bu dünya hayatı) ancak bir rüya gibidir. Bir mahluka şikayette bulunma ki onu (durumuna) sevindirmeyesin, Zira (böyle bir şikayet), yaralı birinin acısını kargalara ve yırtıcı kuşlara şikayet etmesi gibidir. İnsanlara karşı gizli tuttuğun bir tedbir içinde ol, Sakın ola yüzüne gülen birinin tebessümü seni aldatmasın! *Alıntı

  • Selman'dan şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Yedi (sınıf) kimse, Allah'ın himayesinden başka hiçbir himayenin bulunmadığı kıyamet gününde O'nun himayesinde olacaklardır. Bunlardan birisi, (mümin) kardeşi ile karşılaştığında ona: 'Seni Allah için seviyorum!' diyen ve aynı karşılığı gören kimsedir. Bir diğeri, Allah'ı zikredip te, Allah korkusundan gözleri dolup ağlayan kimsedir. Diğer biri, sağ elinin verdiğini sol eli bilmeyecek kadar verdiği sadakayı gizleyen kimsedir. Bir başkası son derece güzel bir hanım kendisini davet ettiğinde: 'Ben Allah'tan korkarım' diyerek, ona icâbet etmeyen kimsedir. Başka biri, gönlündeki sevgisinden dolayı kalbi mescitlere bağlı olan kimsedir. Bir diğeri, namaz vakitleri için sürekli güneşi gözetleyen kimsedir. Sonuncusu ise, konuştuğu vakit ilimle konuşan ve ancak hilmi yüzünden susan kimsedir. [ez-Zühd Ahmed b. Hanbel,816📚] *Alıntı

  • Abdullah bin Abdulhakem dedi ki:  “İmam eş-Şafiî’yi rüyamda gördüm. Ona dedim ki: “Allah sana ne ile muamelede bulundu?” Şöyle cevap verdi: “Bana merhamet etti, beni bağışladı, bir gelin gibi süslenmiş olduğum halde beni cennete götürdü ve gelinin üzerine serpildiği gibi üzerime serpildi.” Ben de: “Bu mertebeye nasıl ulaştın?” diye sordum. Bana şöyle cevap verdi: “Bu makama ‘er-Risâle’ kitabında Muhammed’e yapılan salâtlar sayesinde eriştim.” Ben de “Bu nasıldır?” diye sordum. Şöyle cevap verdi: صَلّى اللهُ عَلَى نَبِيِّنَا كُلَّمَا ذَكَرَهُ الذَّاكِرُونَ وَغَفَلَ عَنْ ذِكْرِهِ الغَافِلُون “Allah’ım! Muhammed’e onu zikredenlerin zikri kadar, onu zikretmekten gafil olanların sayısı kadar salât et”  Abdullah dedi ki: “Sabah olunca ‘er-Risâle’ kitabını inceledim ve rüyamda gördüğüm gibi bu zikrin orada yazılı olduğunu gördüm.” Ebu'l-Kasım et-Teymî, et-Terğib ve et-Terhib (1709) اللهم صل وسلم على نبينا محمد

  • Abdullah b. Mübarek anlatıyor: Süfyan es-Sevri şöyle dedi:    "Sünnet ehli insanlara iyi davranın (haklarını, kıymetlerini bilin). Çünkü onlar guraba (az, ender bulunan) insanlardır." (Lâlâkai / 43)

  • Dün Safer ayı'nın hilali görülmüştür. Bugün perşembe 1⃣ Safer

  • ➿İmam Muhammed b. İdrîs eş-Şâfiî (rahimehullah) şöyle demiştir:➿ -Allah Teâlâ, Resûlü ﷺ’in ashâbını Kur’ân’da, Tevrat’ta ve İncil’de övmüştür. Resûlü ﷺ’in diliyle de onlara, kendilerinden sonra hiçbir kimseye nasip olmayan faziletler verilmiştir. Allah onlara rahmet etsin. Allah, kendilerine ihsan ettiği bu faziletlerle onları sıddîkların, şehidlerin ve sâlihlerin en yüksek mertebelerine ulaştırmıştır. Onlar bize Resûlullah ﷺ’in sünnetlerini naklettiler. Vahiy inerken ona bizzat şahit oldular. Bu sebeple Resûlullah ﷺ’in sözlerinden hangisinin umumî, hangisinin hususî; hangisinin kesin emir, hangisinin irşad ve tavsiye olduğunu en iyi onlar bildiler. Onun sünnetinden bizim bildiklerimizi de, bilmediklerimizi de öğrendiler. Onlar ilimde, ictihadda, verâda ve akılda bizden üstündürler. İlim onların görüşleriyle elde edilir, hükümler onların anlayışıyla istinbat edilir. Onların görüşleri, bizim kendi görüşlerimizden daha övgüye lâyık ve bizim için daha önceliklidir.

  • 📌*Alıntı İnsanın sahip olabileceği en güzel vasıflardan biri, başkaları için mazeret üretebilen, merhamette hayal gücü geniş, insanların davranışlarını değerlendirirken yumuşak huylu olmasıdır. Çünkü kardeşi için mazeret arayan kimse, hayatın karmaşıklığını gören bir akla ve sıradan bir sözün ardında eski bir yorgunluğun, ani bir soğukluğun arkasında gizli bir yükün, bir kusurun gerisinde ise sahibinin içinde saklı kalmış bir hikayenin bulunabileceğini idrak eden bir kalbe sahiptir. Bu ahlâkın güzelliği, insanı alelacele hüküm vermenin verdiği o bencil hazdan arındırması, ona temkinli ve vakur olma edebini kazandırması ve onu galip gelme arzusundan ziyade anlama makamına yaklaştırmasıdır. Selef insanlar için hüznü zan kapılarını açık bırakırdı. İbn Hâni dedi ki, O’na -İmam Ahmed’e- şu hadisin manası hakkında sordum: إذا بلغك شيء عن أخيك فاحمله على أحسنه حتى لا تجد له محملا ، ما يعني به؟ Kardeşin hakkında bir şey sana ulaştığında, hamledecek başka mana bulamayıncaya kadar onu en güzele hamlet. Ebu Abdullah - İmam Ahmed- rahimehullah dedi ki: يقول: تعذره، تقول: لعله كذا، لعله كذا. ➡️Onu mazur görürsün ve “belki şöyledir, belki böyledir” dersin. 📖Mesail İbn Hâni, 2025 Ebu Kılabe Abdullah İbn Zeyd el-Curmi rahimehullah dedi ki: Kardeşin hakkında çirkin gördüğün bir şey sana ulaştığında onun için mazeret bulmaya çalış. Eğer bir mazeret bulamazsan kendine de ki: "Belki kardeşimin benim bilmediğim bir mazereti vardır." 📚Hilyetu'l Evliya 2/280 En güzel vasıflardan biri de insanın hüsnütevil sahibi (güzel yorumlayan) olmasıdır. Sözü bağlamında, hadiseyi şartları içinde, insanı ise tüm hayat hikayesinin bütününde görür. Bazı insanlar, kardeşlerini tek bir öfke anına, soğuk bir kelimeye ya da kafa karıştırıcı bir yokluğa indirgerler. Geniş gönüllü kimse ise parçayı bütüne, geçici olanı kalıcı olana, yapılan hatayı ise dostluğun o uzun ve köklü geçmişine havale eder. Bu ahlak, içsel bir asalet gerektirir, çünkü nefis kendi haklılığına teslim olmayı sever ve çektiği acıyı, başkalarını sonsuza dek suçlamak için nihai bir delil yapmaktan haz alır. Oysa akıllı insan, kalbi ile hadise arasına merhametli bir mesafe koyar, o mesafede hayırlı bir ihtimal yakalar ve şöyle der: "Belki de işin içinde gizli bir yön vardır ve belki de bu duruşun arkasında, kelimelerin açıklamaya yetmediği bir sebep gizlidir." İşte burada mazeret aramak, ruhsal adaletin bir tecellisine dönüşür, kalbin adaleti ise dilin adaletinden çok daha yücedir.

  • 📌 Er-Rebi b. Suleyman'dan İmâm eş-Şafii (rahimehullah)'ı şöyle derken işittim: "Mürekkep hokkaları (hadis yazanlar) olmasaydı elbette minberler üzerinde zındıklar hatip olurlardı. " 📚Zemmul kelâm ve ehlihi 409<410

  • видео или голосовое, без подписи

Selefin izinde Ashabu'l Âsar — tgindex