tgindex
bir sünnet | ﷺ

bir sünnet | ﷺ

Статистика
@birsunnetВидеотурецкий

Rasûlullah’ın (ﷺ) unutulmuş sünneti kalmasın, nefisler sâlih amele rağbet etsin, kalpler Rasûl’e ittibânın lezzetiyle yeniden dirilsin diye…

Последний пост
10 авг.
Последнее чтение
15 авг.
Постов за неделю
0
Всего постов
21
Тип
открытый
Язык
турецкий
Категория
Видео (по похожим)
В каталоге с
13 авг.
Подписчики
1 399
+3 за 2 дн.
Сутки
0
0,00%
Неделя
 
Месяц
 
Просмотров на пост
1 191
21 постов
Вовлечённость
85,1%
к подписчикам
Постов в день
0,0
всего 21
Упоминаний
4
каналов
Охват размещения
оценка
1/24сутки в ленте
878
1/48двое суток
1 006
1/72трое суток
1 085

Оценка по просмотрам недавних постов: пост набирает почти всё за первые сутки.

Посты

  • Ebû Hureyre radıyallâhu anh’dan rivâyetle, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Kim günde yüz defa: «لَا إلٰهَ إلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَه، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ» «Allah’tan başka ibâdete lâyık hiçbir ilâh yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Mülk O’nundur. Hamd O’nadır. Ve O, her şeye gücü yeten (Kadîr)dir.» derse, ona; (1) on köle azat etmenin sevâbı yazılır, (2) yüz hasene yazılır, (3) yüz günâhı yok edilip silinir, (4) bu zikir o gün akşamlayana dek kendisini şeytândan koruyan bir sığınak olur, (5) hiç kimse onun bu amelinden daha fazîletli bir amel getirmemiş olur, yalnız bu zikri ondan daha fazla (100’den daha çok kez) söyleyen kimse dışında.» Buhârî 3293 Zikrin okunuşu: «Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehul-mulku ve lehul-hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr»

  • Zâri' bin Âmir bin Abdulkays radıyallâhu anh’tan rivâyete göre, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem Abdulkaysoğullarından Eşecc’e şöyle dedi: «Sende Allah’ın sevdiği iki haslet vardır: hilim (zekâ, yumuşak huyluluk) ve enâet (acele etmeden, düşünerek, mantıkla ve yerinde hareket etmek, vakâr).» Eşecc dedi ki: “Ey Allah’ın Rasûlü, ben bunları kendi çabamla mı elde ettim, yoksa Allah beni bu iki huy üzerine mi yarattı?” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: «Elbette Allah seni bu iki huy üzerine yarattı.» buyurdu. Bunun üzerine o şöyle dedi: “Beni Allah ve Rasûlünün sevdiği iki haslete sâhip olarak yaratan Allah’a hamd olsun.” Ebû Dâvud 5225

  • видео или голосовое, без подписи

  • Abdullah b. Mes'ûd radıyallâhu anh’dan rivâyetle, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Allah’ın yeryüzünde yürüyen-gezinen melekleri vardır, bana ümmetimin selâmını ulaştırırlar.» Musned-i Ahmed 3666 Allah subhânehu ve teâlâ’nın bazı melekleri vardır ki, onların amelleri ve görevleri yeryüzünde gezinmektir. Onlar, Nebî sallallahu aleyhi ve sellem berzahında iken, Ona ﷺ salât eden ve selâm okuyan kimseleri haber verirler. Velev ki Onun ﷺ mekânı uzak, zamânı ırak olsun; Ona salât-selâm edenin duâsı, Ona ulaşır.

  • 27 июл.1 0967

    Atıyye ibni Urve es-Sa'dî radıyallâhu anh’tan rivâyetle, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: «Kul, günâha düşme korkusuyla sakıncası olmayan bazı şeylerden bile uzak durmadıkça, muttakîler (takvâ sâhipleri) derecesine ulaşamaz.» Tirmizî 2451 Ebu’d-Derdâ radıyallâhu anh dedi ki: “Takvânın kemâli, zerre ağırlığındaki şeyde dahî kulun Allah’tan korkmasıdır. Öyle ki o helâl gördüğü şeyi bile, harâm olmasının korkusuyla terk eder.” [İbnu’l-Mubârek, ez-Zuhd 1/19] Ebû Saîd el-Hanefî şöyle demiştir: “Takvâ; dînine zarar vereceğini düşündüğün her şeyden kaçmaktır.” [el-Berîkatu’l-Mahmûdiyye 2/25]

  • 23 июл.1 1412

    Ebû Hureyre radıyallâhu anh’dan rivâyetle Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Başını imâmdan önce kaldıran kimse; Allah’ın, onun başını eşek başına ya da sûretini eşek sûretine çevirmesinden korkmuyor mu?» Buhârî 691 • İmâmla ona uyan cemaat için dört durum vardır: Bunların üçü yasaklanmıştır, bunlar: Müsâbaka/imâmdan önce hareket etmek, müvâfaka/beraber hareket etmek ve teahhur/geri kalmaktır. Cemaat için meşrû kılınan (şeriatte emredilen) ise; mütâbaat/akabinde hareket etmektir. • Namazda cemaatin imâma uyması farzdır. • İmâmdan önce başını kaldıran kimsenin sûretinin eşek sûretine çevrilme tehdidi mümkündür ve bu, “mesh” : bir şeyin şeklinin çirkinleştirilmesi, hayvana dönüştürülmesidir.

  • 19 июл.1 27110

    Ebû Umâme el-Bâhilî radıyallâhu anh’dan rivâyetle Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Her kim, geceye -ibâdetle geçirerek- katlanmak ona dayanılmaz geliyor, yahut malından infâk etmekte tutumluluk yapıyor, veya düşmanla savaşmada korkaklık gösteriyorsa, o kimse; {SubhânAllahi ve bihamdihi / Allah’a hamd ederek O’nu tesbîh ederim} sözünü çok söylemeye baksın; çünkü bu söz, Allah yolunda harcanan bir dağ dolusu altından Allah’a daha sevgilidir.» Sahîhu’t-Terğîb 1541

  • 18 июл.1 23811

    Ebû Saîd el-Hudrî ve Ebû Hureyre radıyallâhu anhumâ’dan rivâyetle, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Kim geceleyin uyanır, hanımını da uyandırır ve ikisi beraber iki rekât namaz kılarlarsa, onlar Allah’ı çok zikreden erkekler ve kadınlardan yazılırlar.» Ebû Dâvud 1451

  • 14 июл.1 5075

    Ali radıyallâhu anh’dan rivâyetle, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Ey Kur’ân ehli; vitr namazı kılınız. Çünkü Allah vitrdir (tek zâttır), vitri (gecenin sonunda nâfile olarak kılınan tek rekâtli namazı) sever.» Ebû Dâvud 1416 İsnâdı zayıf bir rivâyette Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Vitir haktır (sâbittir), vitir kılmayan bizden değildir. Vitir haktır (sâbittir), vitir kılmayan bizden değildir. Vitir haktır (sâbittir), vitir kılmayan bizden değildir.» [Ebû Dâvud 1419]

  • 12 июл.1 75422

    Ebû Hureyre radıyallâhu anh’dan rivâyetle, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Muhakkak ki Allah subhânehu ve teâlâ şöyle buyurmaktadır: {Ey Âdemoğlu… Sen kendini Benim ibâdetim için ada (Bana ibâdet etmeyi dünyevî zevklere önceliğin kıl); Ben de senin kalbini zenginlikle (rızâ ve kanaatle) doldurayım, senin bütün ihtiyaçlarını da gidereyim. Eğer böyle yapmazsan (ibâdeti öncelemez, dünyâ zevklerini tercih edersen); Ben de senin kalbini (yalnızca dünyâlık) meşguliyetle doldurur (uhrevî amellerden uzaklaştırır) ve senin ihtiyaçlarını gidermem.}» Tirmizî 2466 Hadiste; ibâdet üzere olmaya rağbet ve dünyâlık şeylerle meşguliyeti terk etmeye teşvîk vardır.

  • 11 июл.1 51812

    Ebû Hureyre radıyallâhu anh’dan rivâyetle, o dedi ki: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle dediğini işittim: «Kulun kıyâmet gününde ilk hesâba çekileceği ameli, onun namazıdır. Eğer namazı düzgünse (sâlihse), gerçekten o kul kurtulmuştur ve kazanmıştır. Eğer namazı bozuksa (fâsidse), muhakkak ki o kaybetmiş ve hüsrâna uğramıştır.» Tirmizî 413

  • 10 июл.1 2312

    اللهُمَّ صَلِّ وسَلِّم على نَبِيِّنا مُحَمَّد.

  • 10 июл.1 44617

    Âişe radıyallâhu anhâ’dan rivâyetle, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Ey insanlar… Mü’minlerden her kimin başına bir musîbet gelirse, benden başkasıyla uğradığı o musîbetine karşı, (vefâtımı hatırlayıp) benimle teselli bulsun. Çünkü benim ümmetimden hiç kimse, benden sonra benim musîbetimden daha şiddetli bir musîbetle karşılaşmayacaktır.» İbn Mâce 1599

  • 9 июл.1 46717

    Ebû Hureyre radıyallâhu anh’dan rivâyetle, o dedi ki: “Ey Allah’ın Rasûlü, ben genç bir erkeğim. Bununla birlikte nefsim aleyhine kötü bir iş yapmaktan korkuyorum. Kadınlarla evlenmek için de elimde hiçbir şey (maddi imkân) bulamıyorum” dedim. Sustu, bana bir cevap vermedi. Daha sonra yine benzeri bir söz söyledim. Yine sustu, bana cevap vermedi. Daha sonra tekrar ona benzeri bir söz söyledim, yine sustu, bana cevap vermedi. Sonra bir daha benzeri bir şey söyledim, bunun üzerine Nebî sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Ey Ebû Hureyre, kalem senin ne ile karşılaşacağını yazmış ve mürekkebi kurumuştur.» Buhârî 5076 Allah’ın kaderi kaçınılmaz olarak, mutlaka gerçekleşecektir. Hükmü verilmiş olan mukadder her iş, Levh-i Mahfûz’da yazıldığı gibi gerçekleşecektir. Bu nedenle kaderin yazıldığı kalemin mürekkebi artık kurumuştur, çünkü her şey yazılmış ve yazılacak bir şey kalmamıştır. Ve hiçbir koşulda kaderden kaçış yoktur. İbn Ebû Cemre el-Endelusî rahimehullah dedi ki: “Bu hadisten şu öğrenilmektedir: Kişi meşrû/helâl olan herhangi bir adımı atmaya gücü yetiyorsa, hikmete aykırı davranmamak için, o adımları atmadan sadece Allah’a tevekkül etmemelidir (elinden gelen şeyi yapmalı, sonra işini Allah’a bırakmalıdır). Ama elinden gelen hiçbir şey yoksa da Rabbinin kendisi için takdir ettiğine râzı olmalıdır.” [Fethu’l-Bârî 9/120]

  • اللهُمَّ صَلِّ وسَلِّم على نَبِيِّنا مُحَمَّد.

  • 7 июл.1 44925

    Ebu’d-Derdâ radıyallâhu anh’dan rivâyetle, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Kıyâmet gününde, Mü’minin mizânında güzel ahlâktan daha ağır hiçbir şey yoktur. Gerçekten de Allah teâlâ, fâhiş* ve bezî** kimseden nefret eder.» Tirmizî 2002 *”Fâhiş”: Konuşmasında yahut fiillerinde kaba, hayâsız, müstehcen ve terbiyesiz kimse. **”Bezî”: Duyanın hoşuna gitmeyen şeyler söyleyen, uygunsuz sözler sarf eden, başkalarını hor gören, edepsizce konuşan, ağzı bozuk kimse. Güzel ahlâka sâhip olan, güzel bir dîne sâhiptir. Yani kimin ahlâkı daha güzel ve üstünse, bu onun dîninin daha güzel ve üstün olduğunun delîlidir. İbnu’l-Kayyim rahimehullah şöyle demiştir: “Dîn’in tamâmı ahlâktır. Kimin ahlâkı senden üstünse, dîndeki derecesi de senden üstündür.” [Medâricu’s-Sâlikîn 3/30]

  • 6 июл.1 0548

    Enes bin Mâlik radıyallahu anh’dan rivâyetle, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Muhakkak ki insanlardan, hayra anahtar ve şerre kilit olanlar vardır. Ve yine bazı insanlar da vardır ki, şer işler için anahtar, hayırlı işler için kilittirler. O hâlde ne mutlu o kimseye ki, Allah hayrın (hayırlı işlerin) anahtarlarını onun eline vermiştir (onun eliyle hayr ve salâh kapılarını açmıştır). Ve yazıklar olsun o kimseye ki, Allah şerrin (şer işlerin) anahtarlarını onun ellerine vermiştir (onu, kendisi vesilesiyle şerrin yayıldığı bir kimse kılmıştır).» İbn Mâce 237

  • 5 июл.1 2396

    Ebû Mûsâ el-Eş'arî radıyallâhu anh’dan rivâyetle, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Kendisiyle oturup kalktığın sâlih arkadaşın misâli; misk (güzel koku) taşıyan kimseye benzer. Misk taşıyan kimse ya sana (ondan hediye olarak) verir/sürer, ya sen o miski ondan satın alırsın, yahut da (kokuyu almasan bile) onun üzerinden onun hoş kokusunu duyarsın.» Muslim 2628 “Sâlih arkadaş”; Arkadaşını Allah’a ve O’na yaklaştıracak amellere yönlendiren kimsedir. O tıpkı yanında güzel koku taşıyan, o kokuyu ya arkadaşına ikrâm/hediye eden ya onu ona bir şey karşılığında veren ya da kokuyu vermese bile yanında bulunmasıyla ona o güzel kokusunu aldıran kimse gibidir, ki böylece arkadaşı ondan her hâlükârda kazançlıdır. Onunla bir araya gelmesinde ve oturup sohbet etmesinde arkadaşına hiçbir zararı yoktur, aksine dostu ondan ancak güzellik ve letâfet görür. İşte bu benzetme, sâlih arkadaşa kinâyedir.

  • 4 июл.1 0051

    اللهُمَّ صَلِّ وسَلِّم على نَبِيِّنا مُحَمَّد.

  • 4 июл.1 35530

    Enes bin Mâlik radıyallâhu anh’dan rivâyet edildiğine göre; bir adam geldi (cemâate yetişmek için hızlı davrandığından) nefes nefese kalmış bir şekilde hemen safa girdi ve şöyle dedi: «الحَمْدُ لِلَّهِ حَمْدًا كَثِيرًا طَيِّبًا مُبَارَكًا فِيه.» «Çokça hamd, temiz hamd ve bereketli hamd Allah’adır.» Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem namazını bitirince, «Bu kelimeleri söyleyen hanginizdir?» buyurdu. Orada bulunanların hepsi sustu. Dedi ki: «Bu kelimeleri söyleyen hanginizdir? Şüphesiz ki o kötü bir şey söylememiştir.» Bunun üzerine bir adam, “Nefesim kesilmiş bir hâlde geldim ve sonra da bu sözü söyledim.” dedi. Nebî sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: «Andolsun ki ben on iki meleğin, bu sözü ilk hangisi Allah’a arz edecek diye yarıştığını gördüm.» Muslim 600